Emperyalizmin uluslararası savaş örgütü NATO’ya ve işbirlikçi AKP’ye geçit vermeyeceğiz. Bağımsız ve sosyalist bir Türkiye mücadelesini yükselteceğiz.




Eylemde söz alan BKP Merkez Komite Üyesi Ali Öztutan şu ifadelere yer verdi:
Siyasi iktidar, haftalardır ülkenin başkentinde yapılacak toplantıya hazırlanıyor. Sıvasız evler boyanıyor, gecekondular görünmesin diye bariyerler kuruluyor.
Yüz yıl önce emperyalist işgale karşı direnişin merkezi, işbirlikçi saltanata karşı bağımsızlığın kalbi olan Ankara; yüz yıl sonra emperyalist temsilcilerin, katillerin kırmızı halıyla ağırlandığı bir şehir oluyor.
NATO zirvesine katılanlar; Gazze’de, Beyrut’ta, Suriye’de, İran’da, yani bölgemizde birçok katliama imza atanlardır. NATO, yalnızca bölgemizde değil, memleketimizde de katliamlar ve darbeler organize eden bir savaş örgütüdür.
Bugün bu savaş örgütünü ülkemizde kırmızı halıyla ağırlamaya çalışmak; bölgede ve ülkemizde öldürülen, sömürülen emekçilerin kanını sermektir.
Uluslararası savaş örgütüne ve onun işbirlikçisi AKP iktidarına geçmişte nasıl geçit vermediysek, yine vermeyeceğiz. İşgalciler mutlaka kaybedecek!
Ülkemizde emperyalizmin yalnızca iktidarın dostu olmadığını biliyoruz. Bugün siyasi iktidar kadar, başta ana muhalefet olmak üzere diğer muhalefet partileri de bu süreci sessizlikle geçiştirmek istemektedir. Emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmadan, ülkemiz bağımsızlığa ve aydınlığa kavuşamayacaktır.
Ülkemizin devrimcileri, emekçileri, gençleri ve kadınları; bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesini yükseltmeye devam edecektir.
Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
Emperyalist Saldırganlığa ve NATO’ya Geçit Vermeyeceğiz!
Dünya Halklarının Düşmanı NATO Ülkemizden Defol!
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne ve sosyalizmin kazanımlarına karşı emperyalist sistemin çıkarlarını korumak için kurulan NATO; bir güvenlik örgütü olarak lanse edilmeye çalışılsa da, kurulduğu günden bugüne emperyalist yayılmacılığın aracı olmuş; bağımsızlık, aydınlanma, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin baskılanması noktasında görev üstlenmiştir.
Küba’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Türkiye’ye kadar dünyanın pek çok yerinde ilerici, bağımsızlıkçı gelişmeleri işbirlikçi iktidarlar ve gladyo eliyle sermayenin ihtiyaçları ve çıkarları doğrultusunda geriletmeye çalışan, NATO’nun ve emperyalizmin kendisidir. Ülkelerin kendilerine ait doğal kaynaklarını, enerji kaynaklarını ele geçirmek; ekonomik olarak tahakkümünü ve kendisine bağımlı haline gelmelerini sağlamak için emperyalizm tarafından yapılan müdahaleler; savaşla, yıkımla, yağmayla sonuçlanmıştır. Emperyalizmin ve sermayenin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda müttefik olunamayan ülkelerin ise sonu, askeri, ekonomik, siyasi kuşatmadır. NATO ve emperyalizmin bu haydutça kuşatma taktiği, dünyaya ve hedef ülkelere kriz, yoksullaşma, yaptırım, ambargo, savaş ve sivil halkın katledilmesiyle sonuçlanmıştır.
Bugün emperyalizm ve onun savaş aygıtı NATO’nun Venezuela’da uyguladığı haydutluk, Küba’yı ambargolarla teslim alma hedefi, Filistin’de İsrail eliyle gerçekleştirilen katliam, Suriye’nin IŞİD kalıntısı HTŞ’ye teslim edilmesi, Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırıların artması, emperyalizmin ve NATO’nun saldırganlığını gözler önüne sermektedir. Libya’ya müdahale, Irak’a müdahale, Suriye’de savaş, Filistin’de işgal ve son olarak da İran’daki çatışmalar; ABD, emperyalizm ve NATO eliyle yürütülmüştür. NATO ve emperyalizm, bölgemizi, Yeşil Kuşak ekseninde şekillendirmek için kan gölüne çevirmiştir.
1952 yılında NATO üyesi olan Türkiye, Kore Savaşı’na asker göndererek emperyalizme ilk kez ortaklık etmiş ve artık NATO üyesi ve müttefiki bir ülke olarak, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda kimi adımları atmıştır. Yeşil Kuşak Projesi kapsamında dünyada ve ülkemizde gerici İslamcı tarikatlar ve çeteler ABD tarafından beslenmiştir. Gülen cemaati gibi tarikatlar emperyalizm ve özelde ABD tarafından ciddi bir destek bulmuş, ülkemiz gericiliğe ve karanlığa emperyalizm eliyle sürüklenmiştir. 2009 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın mecliste kendisini ‘Büyük Ortadoğu Eş başkanı’ olarak tanımlaması boşuna ve öylesine değildir. 2011 yılında Suriye’de iç savaşın ayak sesleri gelirken, işbirlikçi iktidar AKP; Suriye’de şeriatçı çeteleri desteklemiş, Suriye’nin yıkımına giden taşları döşeyen rolü bizzat üstlenmiştir. Savaşın sonucu, Suriye halkının katledilmesi; Suriye’nin IŞİD artığı şeriatçı Şara rejimine teslim edilmesidir. İsrail’in Gazze’ye dönük saldırıları bir kez daha artmış; Gazze Şeridi’nde işgal başlamış ve binlerce Filistinli soykırıma uğramıştır. Unutulmamalıdır ki; İsrail tek suçlu değildir. İsrail’le ticareti, anlaşmaları kesmeyen işbirlikçi iktidarlar, hamaset yapmaktadır. Güya İsrail’in Filistin soykırımına tepki gösteren AKP; kınamanın ötesine geçememiş; NATO ve emperyalizmin çıkarları belirleyici olmuştur.
Bu yıl itibariyle bölgemizde yeniden yükselen savaş iklimi İran’a dönük kaynakların yağmalanması, bağımsız ve egemen İran’ın zarar görmesi içindir. 175 kız çocuğunun okullarında gaddarca ölümüne sebep olan bu savaş; bir kez daha emperyalizmin vahşetini gözler önüne sermiştir. Ancak haydut İsrail’in ABD güdümlü saldırıları İran’ı yağmalamaya yetmemiştir.
Tam da böyle bir dönemde NATO Zirvesi’nin ülkemizde toplanması tesadüf değildir. AKP, emperyalizmden aldığı icazetle Türkiye’yi emperyalizmin ve NATO’nun çıkarlarına hizmet eder hale getirmiş, sömürüyü ve gericiliği her alanda artırmış ve ülkemizi büyük bir karanlığın içerisine çekmiştir.
Başı sıkıştığında yerli milli ve dış güçler edebiyatına sarılan AKP, emperyalizmin ve baş haydut Trump’ın sadık müttefiki olarak Ortadoğu’da gerçekleşen emperyalist entegrasyona dahil olmuş, siyonist İsrail rejiminin Filistin’de uyguladığı katliamı sözde lanetlerken özünde İsrail’in çıkarlarına hizmet ederek emperyalizme olan bağlılığını her fırsatta göstermiştir.
NATO’nun ülkemizin güvenliğini sağladığı büyük bir yalandan ibarettir. Türkiye’nin NATO üyeliği, bağımsızlığın karşısındaki en büyük engeldir ve ortadan kaldırılmak durumundadır.
Kaderini emperyalistlerin onayına bağlayan AKP’nin NATO Zirvesi için başkent Ankara başta olmak üzere tüm memleketi yasaklarla, OHAL uygulamalarıyla, tutuklama ve gözaltılarla yönetmesi ise büyük bir korkunun ürünüdür. Trump ve NATO için dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyen AKP iktidarı, uyguladığı adımlar ve aldığı kararlarla emperyalistlerin bekçiliğini yaptığını bir kere göstermiştir.
Savaş, yoksulluk, yıkım ve kaosun kaynağı emperyalizme ve NATO’ya göz kırpan düzen muhalefetinin ülkemizin çıkarını, yoksulluğu, gericiliği, geleceksizliği ve hukuksuzluğu dert etmediği ise bir diğer gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Her fırsatta NATO’ya akıl veren, NATO’nun ve emperyalizmin çıkarlarını AKP’den daha iyi savunacağını ifade eden, emperyalizmi ittifak unsuru olarak gören düzen partilerinin Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek programdan yoksun oldukları açığa çıkmış durumdadır.
Bu memleket ise emekçilerin, kadınların, gençlerin, alın teriyle geçinenlerindir.
Türkiye, NATO’dan da, AKP zorbalığından da büyüktür.
Unutmamalıdır ki, emperyalist kapitalist sistemin en büyük korkusu emekçilerin elleriyle şekillenecek eşit, aydınlık yarınlardır. Dünyayı savaşlara, yoksulluğa, geleceksizliğe sürükleyen emperyalizmden ve onun savaş örgütü NATO’dan kurtaracak tek güç emekçilerdir. Emekçilerin bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin karşısında ne emperyalistler ne de onların işbirlikçi iktidarları durabilir. Ülkemizin yurtsever ve devrimci birikimi bu topraklarda güçlüdür. Ülkemizin her karış toprağında NATO’ya, ABD’ye ve emperyalizme geçit vermeyeceğiz diyenlerin mirası vardır. Deniz’lerin 6. Filo’ya karşı başlattıkları yürüyüş bugün ülkemiz devrimcileri tarafından yükseltilmektedir. Bu miras; eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, bağımsızlığın ülkesini; Sosyalist Türkiye’yi kurmak için yürüyor. Kana susamış bu düzen ve işbirlikçi AKP ancak sosyalist devrimle yenilebilir.
Dünya halklarının katili NATO’dan çıkılmalı, emperyalist üsler kapatılmalıdır!
NATO Zirvesi’nin ülkemizde toplanmasına karşı çıktığı ve ülkemizin bağımsızlığı savunduğu için gözaltına alınan ve tutuklanan tüm devrimciler ve yurtseverler derhal serbest bırakılmalıdır!
Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun NATO!
Yaşasın bağımsızlık, laiklik, sosyalizm!
Birleşik Komünist Parti
05.07.2026
