BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİ
  • ANASAYFA
  • PARTİ
    • Sosyalizm Programı
  • AÇIKLAMALAR
  • KOMÜNİST BİRLİK DERGİSİ
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
BKP-Birleşik Komünist Parti
  • ANASAYFA
  • PARTİ
    • Sosyalizm Programı
  • AÇIKLAMALAR
  • KOMÜNİST BİRLİK DERGİSİ
  • İLETİŞİM
No Result
View All Result
BKP-Birleşik Komünist Parti
No Result
View All Result
Home Açıklamalar

Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek! Bijî Newroz! Yaşasın Newroz!

Reading Time: 3 mins read
A A
Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek! Bijî Newroz! Yaşasın Newroz!
Share on FacebookShare on Twitter

Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek!

Bijî Newroz! Yaşasın Newroz!

Memleketimizde ve Ortadoğu’da Newroz, binlerce yıldır birçok halkın baharın gelişi olarak kutladığı bir bayram olmanın ötesine geçerek; zulme ve sömürüye karşı direnişin, eşitliğin ve özgürlük mücadelesinin günü olmuştur. Newroz’u mevsimsel bir geçiş olmaktan çıkaran, Kürt emekçilerinin zulme ve baskıya karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini Newroz ateşinde yükseltmesidir.

Bugün bölgemizde halklar, Newroz’u haydut ABD ve İsrail saldırıları altında karşılamaktadır. Ülkemizde sermaye sınıfı ve onun siyasi temsilcisi AKP iktidarı da bu saldırganlığa destek olmaktadır. Bölgede yaşayan halklar, ülkemizdeki Türk ve Kürt emekçiler; gerçek baharı getirmek, katliamlara ve sömürü düzenine son vermek için ayağa kalkmalıdır.

Emperyalizm bugün dizginlerinden boşalmış bir şekilde dünyaya saldırmakta, derinleşen krizini savaşla aşmaya çalışmaktadır. Ortadoğu’da bugün tanık olduğumuz tablo, bu saldırganlığın halkları köleleştirip esir alma çabasından başka bir şey değildir. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü vahşi soykırım ve Lübnan’da adım adım sürdürülen işgal, emperyalist barbarlığın en kanlı yüzüdür. Suriye’de cihatçı çetelerin iktidara taşınması, bölge halkları için özgürlük değil, ancak yeni bir kölelik ve orta çağ dayatması anlamına geldiğini açıkça göstermiştir. ABD ve İsrail’in haftalardır İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılar ve katliamlar da bu sürecin bir devamı olarak görülmelidir.

Bölgemizde yaşanan yıkımın gölgesinde, ülkemizin ve Ortadoğu’nun en önemli sorunlarından birisi olan Kürt sorunu, uzun bir süredir emperyalizmin müdahalesi altında yeni bir aşamaya geçmiştir. Bu sorun artık uluslararası bir başlık olarak, bütünüyle emperyalist aktörlerin kararlarının ve politikalarının belirleyiciliği altına girmektedir.

Kürt siyaseti, emperyalizmin bölgedeki müdahalelerinden doğacak boşluklara yerleşmeyi bir fırsat olarak görmüş; bunları karşısına almak yerine emperyalizmle bölgede siyasi, ekonomik ve askerî ittifaklar kurma yoluna gitmiştir. Irak’ta Barzani yönetimiyle başlayan bu süreç, günümüzde diğer Kürt siyasi aktörlerini de bu ittifakın bir parçası haline getirmiştir. Suriye’de yaşanan emperyalist dönüşümde PYD, ABD’nin vekil gücü konumuna gelmiş; cihatçıların iktidara taşınmasıyla birlikte ise ABD’nin çizdiği sınırlara geri dönmek zorunda kalmıştır.

İran’a dönük müdahalelerde ABD ve İsrail, Kürt yoksullarını ve emekçilerini kendi emperyalist saldırganlıklarına ve yarattıkları yıkıma ortak etmek istemektedir. Kürt halkının baskıya, zorbalığa ve halklar arasındaki eşitsizliğe karşı sürdürdüğü onurlu mücadeleyi, kendi egemenlik savaşlarının mezesi haline getirmeye çalışmaktadırlar. Eşitliğin ve özgürlüğün, ancak emperyalizme karşı verilecek kavgayla kazanılabileceği açıktır. Bugün bölgeyi kan gölüne çevirenler, halkların eşitlik ve özgürlük arayışını kendi egemenlik savaşlarında boğmaya çalışmaktadır.

Ülkemizin tarihsel bir gerçeği olan Kürt sorunu üzerinden, bölgedeki bu emperyalist dönüşümle bağlantılı olarak siyasi iktidar tarafından yeni bir süreç başlatılmıştır. Yıllardır Kürt siyasetçileri tutuklayan, belediyelere kayyum atayan, Kürt sorununu reddeden Cumhur İttifakı; bölgede yaşanan yıkımı gerekçe göstererek “iç cepheyi tahkim etmek” adına yeni bir manevra alanına yönelmiştir.

Gerici sermaye düzeni Kürt sorununu, vesayet rejimi tezlerine, dış güçler hamasetine, beka sorunu söylemlerine yaslanarak ele almakta; özünü ise gizlemektedir. AKP iktidarı Kürt sorununun varlığını dâhi kabul etmemekte, bu sorunu “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlamaktadır. Yeni başlayan süreç ABD ve İsrail’in bölgeyi şekillendirme planlarıyla çakışmaktadır. AKP iktidarı yıllardır sürdürdüğü baskı, zorbalık ve açılımlar ile Kürt siyasi hareketini sermaye düzenine eklemlemeye çalışmaktadır. Kürt siyasi hareketi, iktidarın ve düzenin niyet ve isteklerini bilerek yeni başlayan bu sürecin bir parçası olmuştur.

Kürt siyaseti; emperyalizmle kurduğu yapısal ilişkilerle ve iktidarla başlattığı çözüm süreciyle, kendi kaderini düzen içerisinde aramaktadır. Emperyalistlerle kurulan ilişkinin emekçi halkın çıkarına olmadığı, tarihsel ve güncel yıkımlarla açık bir şekilde ortadadır. Filistin, Lübnan, Suriye ve İran gibi ülkelerde emperyalist müdahalelerin ve saldırganlığın sonucu olarak yaşanan yıkımlar gözler önündedir. Bu düzen emekçilere sömürü, yoksulluk ve halklar arasında düşmanlıktan başka bir şey vadetmiyor.

Sermaye, emperyalizm ve gericilik ile mücadele edilmeden Kürt sorununda gerçek çözümün ortaya çıkmayacağı son derece açıktır.

Kürt emekçileri; ne AKP’nin emek düşmanı, gerici ve işbirlikçi rejimine, ne sermaye düzenine eklemlenmeye; ne de emperyalizmin çıkarlarına mahkûmdur. Yıllardır tüm baskıya, katliamlara rağmen Kürt emekçilerinin gerçek kurtuluşu; ucuz işgücü olarak kendisine ikinci sınıf vatandaşlığı reva gören sömürücülere karşı sınıf temelli bir mücadele hattı örmekten geçmektedir. Kürt emekçilerin yıllardır gasbedilen ulusal ve demokratik hakları, ancak sömürüsüz ve sınıfsız bir toplumsal düzen talebiyle birleştiğinde gerçek anlamını kazanacaktır. Dünya halklarını boyunduruk altına alan emperyalizme başkaldırmak, gerçek barışın ve özgürlüğün yegâne yoludur. Bunun için Türk, Kürt ve Arap bütün emekçilerin, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizme ve gericiliğe karşı ortak bir mücadele hattı kurması tarihsel bir zorunluluktur.

Kürt sorununda onurlu, eşit ve kalıcı çözümün yolu; istibdat rejimine karşı Türkiye’nin ilerici güçleriyle ortaklaşarak laik, kamucu, bağımsız ve sosyalist bir Cumhuriyet’i kurmaktan geçmektedir. Kürt emekçilerinin barış ve özgürlük arayışının somutlandığı Newroz ateşinin, bugün emekçilerin birliğine düşman olan emperyalizmi ve gericiliği sarması dışında başka bir seçenek bulunmamaktadır. Eşitlik ve özgürlük mücadelesinin karşılığı, ancak ve ancak bu sömürü düzenine karşı birlikte verilecek sosyalist cumhuriyet kavgası ile alınacaktır.

Baskıya, zulme ve esarete karşı direnişin adı olan Newroz; başta Türk ve Kürt emekçileri olmak üzere ülkemizdeki tüm halklar için kutlu olsun. Türk ve Kürt emekçileri yeni bir ülkede, sosyalist bir cumhuriyette eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacaktır!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Yaşasın Sosyalizm!

Bijî Newroz!

Yaşasın Newroz!

BKP Merkez Komitesi
21.03.2026

  • ANASAYFA
  • PARTİ
  • AÇIKLAMALAR
  • KOMÜNİST BİRLİK DERGİSİ
  • İLETİŞİM

2025 | BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİ

No Result
View All Result
  • ANASAYFA
  • PARTİ
    • Sosyalizm Programı
  • AÇIKLAMALAR
  • KOMÜNİST BİRLİK DERGİSİ
  • İLETİŞİM

2025 | BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİ