<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BKP-Birleşik Komünist Parti</title>
	<atom:link href="https://bkp.org.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bkp.org.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 11:10:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/cropped-resim_2025-01-21_104413984-32x32.png</url>
	<title>BKP-Birleşik Komünist Parti</title>
	<link>https://bkp.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">241120353</site>	<item>
		<title>12 EYLÜL&#8217;ÜN KARANLIĞI AKP İLE DEVAM EDİYOR!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/12-eylulun-karanligi-akp-ile-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:10:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7476</guid>

					<description><![CDATA[12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen amerikancı faşist darbenin üzerinden 46 yıl geçti. Türkiye’de yükselişe geçen işçi sınıfı hareketini ve sosyalizm mücadelesini baskılamak, düzeni emperyalizmin ekonomik ve siyasi politikalarıyla uyumlu hale getirmek için yapılan darbe ülke tarihindeki en karanlık dönemlerden birine kapı araladı. Sendikalar ve siyasi partiler kapatıldı. Eylemler, grevler yasaklandı. Basın özgürlüğü ortadan kaldırıldı. Sosyalistler, devrimciler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen amerikancı faşist darbenin üzerinden 46 yıl geçti. Türkiye’de yükselişe geçen işçi sınıfı hareketini ve sosyalizm mücadelesini baskılamak, düzeni emperyalizmin ekonomik ve siyasi politikalarıyla uyumlu hale getirmek için yapılan darbe ülke tarihindeki en karanlık dönemlerden birine kapı araladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sendikalar ve siyasi partiler kapatıldı. Eylemler, grevler yasaklandı. Basın özgürlüğü ortadan kaldırıldı. Sosyalistler, devrimciler işkencelerde katledildi, idam edildi. Dinci gericilik süreciyle birlikte, özelleştirmelerle yağma hız kazandı. 12 Eylül’ün baskı ve zorbalığı işçi sınıfının kazanılmış tüm haklarını patronların insafına bıraktı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP, 12 Eylül’ün açtığı yolda yürüyerek, Cumhuriyet’in tüm kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bir rejim kurdu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün de AKP, işçi sınıfını sefalet ücretine, örgütsüzlüğe, güvencesizliğe; gençliği işsizliğe ve geleceksizliğe; kadınları gericiliğin karanlığına, ölümlere ve sömürüye mahkûm ederek iktidarını ayakta tutma arayışında. Seçme ve seçilme hakkını gasp eden, ülkemizi emperyalist projelere ortak kılan; gazetecileri, yazarları, komedyenleri yargı sopasıyla tutuklayan AKP, 12 Eylül zihniyetini devam ettirmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP’nin yalanlarına ise emekçilerin karnı toktur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her fırsatta 12 Eylül’le ve darbe anayasası ile hesaplaştığını söyleyen AKP, 12 Eylül’ü aratmayacak bir istibdat rejimi kurmuştur.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">12 Eylül’ün hesabını sormak da, AKP zorbalığından kurtulmak da bugün emperyalizme, sermaye düzenine ve gericiliğe karşı bütünlüklü bir mücadeleden geçmektedir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>12.09.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7476</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Parti 106 Yaşında!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/parti-106-yasinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:12:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7473</guid>

					<description><![CDATA[Selam Olsun Türkiye’nin Aydınlık Geleceğine! Türkiye Komünist Partisi 10 Eylül 1920’de Bakü’de kuruldu. Birinci emperyalist paylaşım savaşının ardından gelen büyük yıkım, yoksulluk ve karanlık içerisinde kurtuluş kavgasını göğüslemek komünistlerin göreviydi. Anadolu, emperyalist işgal altında zayıflamıştı. Saray, kurtuluş mücadelesini baltalamanın ve memleketi esir düşürmenin arayışındaydı. Tüm bu yıkımın içerisinde dünya halklarına ve işçi sınıfına armağan olacak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selam Olsun Türkiye’nin Aydınlık Geleceğine!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Komünist Partisi 10 Eylül 1920’de Bakü’de kuruldu. Birinci emperyalist paylaşım savaşının ardından gelen büyük yıkım, yoksulluk ve karanlık içerisinde kurtuluş kavgasını göğüslemek komünistlerin göreviydi. Anadolu, emperyalist işgal altında zayıflamıştı. Saray, kurtuluş mücadelesini baltalamanın ve memleketi esir düşürmenin arayışındaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu yıkımın içerisinde dünya halklarına ve işçi sınıfına armağan olacak büyük Ekim Devrim’i Rusya’da Bolşevikler önderliğinde gerçekleşecek, Anadolu’da filizlenen kurtuluş arayışına güç akıtacaktı. Partimiz, emperyalist işgale karşı Anadolu halkının kurtuluş kavgasına katılmak, Bolşevikler önderliğinde gerçekleşen Ekim Devrimi’nin gücüyle Türkiye’de işçi ve köylülerin iktidarını kuracak bir mücadeleyi başlatmak için ülkeye dönme kararı aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parti; kuruluşundan itibaren büyük zorluklar, siyasi cinayetler, tevkifatlar ve yasaklamalarla karşı karşıya kaldı. Kurtuluş Savaşı’na katılmak ve Anadolu halkıyla buluşmak için yola çıkan Parti kurucu kadrolarımız Mustafa Suphi ve onbeşler katledildi. Parti’nin işçi sınıfıyla, gençlerle, aydınlarla buluşması engellenmek istendi, sosyalizm mücadelesi boğulmaya çalışıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amaç belliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye emperyalizme bağımlı kılınacak, sermaye sınıfının insafına bırakılacak, gericilik toplumun her alanında kol gezecek ve emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi ile kurulan Cumhuriyet adım adım tasfiye edilecekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10 Eylül 1920’den bugüne 106 yıl geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya emperyalist haydutluğun kol gezdiği, savaşların, yoksulluğun, geleceksizliğin normalleştiği bir döneme girdi. Emperyalizm krizini ve sıkışmalarını aşmak için dünyayı büyük bir belirsizliğin içerisine sürükledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz AKP tarafından kurulan bir istibdat rejimiyle yönetiliyor, emperyalist projelere ortak kılınıyor, otoyol ve köprüleri satışa çıkarılıyor, seçme ve seçilme hakkı dahil olmak üzere en temel yurttaşlık hakları dahi rafa kaldırılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunlara rağmen bir temel gerçek değişmiyor. Sömürü düzeni, ne dünyada ne de ülkemizde emekçilere, kadınlara, gençliğe bir gelecek sunabiliyor. Yine Anadolu halkı dün emperyalist işgale ve sarayın gericiliğine nasıl boyun eğmediyse bugün de ülkemiz AKP zorbalığına ve karanlığına teslim olmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komünistler 106 yıl önce emperyalistlere ve memleketi onlara peşkeş çeken padişahlığa karşı emekçilerin iktidarını ve sosyalist Türkiye kavgasını nasıl yükseltti ise bugün de emperyalist haydutluğa, Yeni Osmanlıcılığa ve istibdat rejimine karşı kurtuluş kavgasını yükseltmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birleşik Komünist Parti 10 Eylül 1920’nin 106. yılında tüm emekçileri, kadınları ve gençliği sosyalist Türkiye mücadelesine güç vermeye, AKP zorbalığına ve karanlığına karşı örgütlenmeye çağırmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalistlerin, patronların, gericiliğin yeni Osmanlıcılık sevdası boşa düşecek; laik, bağımsız, kamucu ve sosyalist bir Türkiye emekçilerin ellerinde yükselecektir!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>10.09.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7473</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Barış İçinde Yaşam, Sosyalizmde!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/baris-icinde-yasam-sosyalizmde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2026 06:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7454</guid>

					<description><![CDATA[1 Eylül 1939’da Nazi Almanyası Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmıştı. Milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan bu kanlı savaş, Doğu Cephesi’nde Kızıl Ordu’nun zaferiyle ve Sovyetler Birliği’nin faşizmi yenmesiyle tarihe geçmişti. Savaşın ardından Sovyetler Birliği’ni ve sosyalizmi geriletmek için 1949’da kurulan NATO, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından da ortadan kalkmadı. Tek kutuplu dünyada sömürü ve yoksulluğun, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">1 Eylül 1939’da Nazi Almanyası Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmıştı. Milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan bu kanlı savaş, Doğu Cephesi’nde Kızıl Ordu’nun zaferiyle ve Sovyetler Birliği’nin faşizmi yenmesiyle tarihe geçmişti. Savaşın ardından Sovyetler Birliği’ni ve sosyalizmi geriletmek için 1949’da kurulan NATO, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından da ortadan kalkmadı. Tek kutuplu dünyada sömürü ve yoksulluğun, bölgesel savaşların ve işgallerin adımlarını hızlandırmıştır. Libya’dan Irak’a, Suriye’den Filistin’e kadar; bölgemizde ve dünyada, barışın ve halkların düşmanı NATO, ABD ve emperyalizmdir. Ortadoğu’ya barış getireceğiz diyerek başlanan projeler, bölgemize kan ve daha fazla sömürüyü beraberinde getirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1 Eylül Dünya Barış Günü’nü, geçmişte olduğu gibi bu yıl da savaşlarla karşılıyoruz. Emperyalist saldırganlığın hız kesmeden arttığı, özellikle bölgemizde yüzlerce ölüme sebep olduğu 2026 yılında işgaller ve savaşlar durmamıştır. Venezuela’ya müdahale, Küba’ya ambargo ve tehdit, Ortadoğu’da savaş&#8230; Bölgemizde İsrail eliyle yaratılan çatışma iklimi önce Gazze’de işgal ve katliama; sonrasında ise Lübnan ve İran’a dönük saldırılara dönüşmüştür. ABD ve emperyalizmin planları doğrultusunda İran’ın, 12 günlük savaşla güçten düşürülmesi hedeflenmiş; İran’daki muhalif kesimlerin tepkileri, emperyalist emellere âlet edilmeye çalışılmış; bütün bunlar planlandığı gibi gitmeyince ise müzakere oyalaması ve ardından tekrar çatışmalar devreye girmiştir. Ülkemiz, tüm bu emperyalist kanlı çatışmaların içinde NATO Zirvesi’ne Temmuz ayında ev sahipliği yapmıştır. NATO Zirvesi’nde kararlaştırılan; barış, kardeşlik ve huzur iklimi değil; daha fazla savaştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizde AKP-MHP iktidarı ve Kürt Siyasi Hareketi tarafları üzerinden süren çözüm süreci, bölgemizdeki savaştan ve emperyalizmin tasarılarından bağımsız düşünülemez. Çatışmanın durması, ülkemizde Türk ve Kürt emekçilerinin kardeşçe yaşaması, işçi sınıfının eşit ve özgür bir ülkeye kavuşması komünistlerin özlemi ve mücadelesidir. Ancak iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ tanımıyla yola çıktığı süreç, ne yazık ki barış ve kardeşliği tesis etmekten uzakken; bölgemizde terör yaratan İsrail’in güçlenmesi planına da uyumlu yürütülüyor. AKP-MHP eliyle, emperyalizmin kararları ve adımları doğrultusunda şekillenecek bir sürecin Türk ve Kürt emekçilerinin ve işçi sınıfının çıkarına olmadığı ise açıktır. ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın ifade ettiği ‘büyük Osmanlı’, siyasi iktidarın da hasret duyduğu karanlık tablonun ta kendisidir. Çözüm süreci bağlamında da dillendirilen bu hasret, ülkemize açıkça düşmanlıktır. Dincilik, gericilik, ümmetçilik ve daha fazla sömürü; ülkemiz emekçilerinin önüne ‘çözüm’ olarak sunulamaz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşçi sınıfının sermayeye karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesi yükselmeden, emperyalizmin kanlı elleri bölgemizden ve ülkemizden çekilmeyecektir. İşçi sınıfının ağırlığını koymadığı bir barış, ancak yeni kanlı savaşları beraberinde getirecektir. Bölgemizdeki başta Türk, Kürt, Arap emekçileri olmak üzere, tüm halkların huzur, güven, barış içinde kardeşçe yaşayacağı bir dünyayı kurmak bizlerin görevidir! Dünya Barış Günü’nde eşitlik, kardeşlik mücadelesini yükselteceğimizi; aydınlık bir ülkeyi, mutlaka sosyalizmi kuracağımızı yineliyoruz!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong><br>01.09.2026</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7454</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Birleşik Komünist Parti 1. Türkiye Konferansı Tamamlandı</title>
		<link>https://bkp.org.tr/birlesik-komunist-parti-1-turkiye-konferansi-tamamlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Partiden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7449</guid>

					<description><![CDATA[Birleşik Komünist Parti 1. Türkiye Konferansı Tamamlandı Birleşik Komünist Parti, 23 Ağustos Pazar günü 1.Türkiye Konferansı’nı gerçekleştirdi. Ağustos ayında başlayan konferansın son oturumu, 23 Ağustos Pazar günü İstanbul’da birim sorumlularından oluşan delegasyonun katılımıyla tamamlandı. Bu son oturumla birlikte Birleşik Komünist Parti, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği Kuruluş Kongresi’nde aldığı kararları ve önümüzdeki döneme dair siyasal örgütsel görevlerini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti 1. Türkiye Konferansı Tamamlandı</strong></p>



<p class="has-vivid-red-color has-text-color has-link-color wp-elements-2 wp-block-paragraph"><em>Birleşik Komünist Parti, 23 Ağustos Pazar günü 1.Türkiye Konferansı’nı gerçekleştirdi. Ağustos ayında başlayan</em> <em>k</em><em>onferansın son oturumu, 23 Ağustos Pazar günü İstanbul’da birim sorumlularından oluşan delegasyonun katılımıyla tamamlandı. Bu son oturumla birlikte Birleşik Komünist Parti, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği Kuruluş Kongresi’nde aldığı kararları ve önümüzdeki döneme dair siyasal örgütsel görevlerini güçlendirerek yoluna devam etmektedir. Merkez Komitesi tarafından kaleme alınan değerlendirme metnini tüm kamuoyuyla paylaşıyor, ülkemizde sömürünün hüküm sürmediği, aydınlık, bağımsız ve sosyalist bir Türkiye mücadelesini büyütme kararlılığımızı ilan ediyoruz.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emperyalizm Geleceksizdir, Gelecek Sosyalizmde!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Reel sosyalizmin çözülmesinin ardından iki kutuplu dünyadan tek kutuplu düzleme geçiş; sonrasında ise emperyalist kapitalist sistem içinde gelişen yeni denge; bu sistemin iç dinamiklerindeki sıkışmayı ve pazar gerilimlerini derinleştirmiştir. Bölgesel çatışmalar, enerji ve nakil hatları üzerindeki egemenlik mücadelesi ve teknoloji alanındaki pazar payı rekabeti, sistemin krizlerini aşmak için başvurduğu yapısal yönelimlerin doğrudan sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.<br><br>Çok kutupluluk zemininde bloklar arası gerilimler yoğunlaşırken, ABD-AB eksenindeki taktiksel yaklaşım farklılıkları ve kendi iç krizleri de gün yüzüne çıkmaktadır. İttifak içi gerilimler ve çıkar çatışmaları, emperyalist merkezlerin kendi aralarındaki hegemonik sıkışmalardan beslenmektedir. Ancak bu iç sürtüşmeler yapısal bir kopuşa işaret etmemekte; nihayetinde tekelci sermaye, kâr oranlarının düşme eğilimini durdurmak ve pazar tahakkümünü artırmak için saldırganlığını pervasızca sürdürecektir. Emperyalist-kapitalist sistemin sıkışmasının dünyayı yeni gerilim, savaş ve istikrarsızlıklara sürükleyeceği görülmektedir. Bu durum, aynı zamanda insanlığın emperyalist-kapitalist sistemi sorgulama arayışını da güçlendirmekte, işçi sınıfı, kadın hareketi ve gençlik hareketinde dönem dönem sisteme olan tepki, farklı içerik ve biçimlerde dışa vurmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalist devletlerin toplumsal gerilimler ve işçi sınıfının tepkileri karşısında hızlı karar alıp uygulayabilen otoriter, baskıcı ve faşizan rejim mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç da giderek artmaktadır. Türkiye&#8217;de sermaye iktidarının kurumsallaştırdığı başkanlık modeli, sadece yerel dinamiklerle açıklanabilecek &#8220;kendine özgü&#8221; bir anomali değil; emperyalist-kapitalist sistemin merkezileşme ve sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda otoriterleştirme yönündeki genel eğiliminin doğrudan bir yansımasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün emperyalist saldırganlığın yoğunlaştığı alanların başında Orta Doğu gelmektedir. Emperyalizmin bu bölgedeki nihai hedefi, nükleer güç bahanesini öne sürerek İran’ın toplumsal ve siyasal yapısını çözmek, Direniş Ekseni&#8217;ni tekrar ayağa kalkamayacak şekilde tasfiye etmektir. İran’ın enerji nakil hatları üzerindeki denetim gücü ve Siyonist yayılmacılık karşısında engel oluşturma çabası, emperyalist taarruzun bu eksende yoğunlaşmasını yapısal bir zorunluluk haline getirmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye&#8217;nin dinci-gerici HTŞ tarafından ele geçirilmesiyle bölgede emperyalizm ve müttefikleri önemli bir kazanım sağlamıştır. Suriye’de emperyalizmin ve siyonizmin işbirlikçisi cihatçılar iktidara gelir gelmez Filistin ve Lübnan direniş gruplarına saldırmış ülkenin hava savunma sistemini siyonist İsrail’e teslim ederek İran’a dönük saldırılarının önünü açmıştır. Suriye’nin emperyalizm eliyle yeniden yapılandırılmasına Suriye Demokratik Güçleri de uyum sağlamıştır. Kendi feshederek bölgede yeniden yapılandırılması sürecinin aktörü olmuştur.<br><br>Emperyalist saldırganlık sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmayıp, Latin Amerika&#8217;da Küba ve Venezuela gibi direnç odaklarını da açık hedef haline getirmiştir. Venezuela’da Maduro’nun kaçırılmasıyla başlayan açık haydutluk ve Küba’ya yönelik ağırlaştırılmış boğucu abluka, uluslararası hukukun tamamen tasfiye edildiği, güce dayalı yeni dönemin en somut örnekleridir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">36. NATO Zirvesi, emperyalizmin saldırganlık dönemini tekrardan tescilleyen, daha fazla silahlanma bütçesi ayıran ve Ukrayna üzerinden Rusya’yı, Pasifik üzerinden de Çin’i çevreleme kararlılığını gösteren bir savaş konsepti (NATO 3.0) olarak tarihe geçmiştir. Türkiye’nin bu zirveye ev sahipliği yapması tesadüf değildir; aksine, sermaye rejiminin emperyalist askeri projelere daha sıkı eklemlendiğini ve bölgedeki işbirlikçi misyonunu derinleştirdiğini göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye Yol Ayrımında: Ya Yeni Osmanlıcılık Ya Sosyalist Cumhuriyet!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>AKP iktidarı, emperyalizmin doğrudan desteğiyle işbaşına getirilmiş; Sovyetler Birliği’nin çözülüşü ile şekillenen yeni dünya düzeninde, Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askeri olarak yeniden yapılandırılması ve bölgede işbirlikçi yeni misyonlar üstlenmesi kararlaştırılmıştır. Ülkemizde açık bir karşı-devrime tekabül eden bu tarihsel adım; işbirlikçi sermaye sınıfının, emperyalizmin, dinci-gerici odakların ve &#8220;vesayet rejimiyle hesaplaşma&#8221; yalanına sarılan liberallerin aktif ortaklığıyla atılmıştır. 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesini ve Yeni Osmanlıcı bir düzenin inşasını hedefleyen bu süreç, Türkiye’yi siyasal ve toplumsal krizlerin süreklileştiği istikrarsız bir evreye taşımıştır.<br><br>AKP iktidarının kriz ve sıkışma başlıklarını ele alırken, bunların hem uluslararası emperyalist sistemin karakterinden hem de bu gerici dönüşümün toplumsal tabanda yarattığı direnç dalgasından beslendiği saptanmalıdır. Sermaye düzeninin emperyalizme olan ekonomik, siyasal ve askeri bağımlılığı her geçen gün kökleşirken, dış siyasette yaşanan kısmi gerilimler, yapısal bir kopuştan ziyade, dönemsel çıkar pazarlıklarına dayanmaktadır. Buna karşın iç siyasette, kurulan gerici ve işbirlikçi rejim, emekçi kitleleri kendi gerici programı doğrultusunda konsolide edememiş; toplumsal bir uyum ve mutabakat yaratma noktasında, sermaye iktidarını yapısal denilebilecek derin bir sıkışma ve yönetme kriziyle karşı karşıya bırakmıştır.<br><br>Derinleşen ekonomik krizin faturası, emperyalist merkezlerin övgüyle karşıladığı &#8220;Şimşek Programı&#8221; eliyle doğrudan işçi sınıfına kesilmektedir. Bu program geçici bir kemer sıkma politikası değil; emeklilik haklarının gasbı, asgari ücretin sefalet düzeyine geriletilmesi, esnek-güvencesiz çalışma rejiminin kalıcılaştırılması ve çocuk işçiliğin (MESEM) yasal kılıfa kavuşturulmasını içeren kalıcı ve bilinçli bir sermaye saldırısıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sermaye düzeninin ve istibdat rejiminin toplumsal muhalefeti zor aygıtlarıyla baskılamasına rağmen, halkın direnç damarı Haziran Direnişi&#8217;nden bu yana yok edilememiştir. İBB Başkanı&#8217;nın tutuklanması ve diploma iptaliyle somutlanan 2025 yılındaki 19 Mart süreci, seçme ve seçilme hakkının gasbına karşı geniş kitlelerin ve özellikle gençlik dinamiğinin sokağa çıkarak özneleştiği büyük bir kırılma anı yaratmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP iktidarı, son yerel seçimlerin ardından yaşadığı yenilgiyi aşmak için burjuva demokrasisinin asgari kurallarını dâhi çöpe atmış; kayyum politikaları, şantaj ve baskıyla ana muhalefet belediyelerini de kapsayacak şekilde genişleterek seçme ve seçilme hakkını fiilen rafa kaldırmıştır. Bu zorbalık, toplumsal muhalefeti korku iklimiyle felç etmeyi amaçlamaktadır. Suriye&#8217;deki emperyalist planlara entegrasyon arayışı doğrultusunda, iktidar bloğu ile Kürt Siyasi Hareketi arasında başlatılan &#8220;çözüm süreci&#8221; ve Abdullah Öcalan&#8217;ın PKK&#8217;nin feshine yönelik çağrısı, Yeni Osmanlıcı düzenin sac ayağı olma arayışıdır. Bu süreç, iddia edildiği gibi AKP&#8217;nin masaya oturmak zorunda kalmasıyla değil; aksine, Kürt siyasi hareketini muhalefet hattından uzaklaştırıp düzene entegre ederek AKP iktidarına yeni bir meşruiyet alanı açma çabasıyla şekillenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidarın önümüzdeki dönem somut ajandası olan Yeni Anayasa hamlesi, Yeni Osmanlıcı rejimini kalıcı olarak tescillemeyi, gericiliği anayasal güvenceye kavuşturmayı ve sermayenin sınırsız sömürü hakkını tahkim etmeyi hedeflemektedir. &#8220;Demokratikleşme&#8221; ve &#8220;barış&#8221; yalanlarıyla bu süreç, düzen karşıtı biriken toplumsal enerjiyi ortadan kaldırmaya çalışmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sermaye düzeni emperyalist saldırganlığın adımlarıyla uyumlu bir biçimde yeniden yapılanmaktadır. Bugün “çözüm süreci” de CHP’ye yönelik butlan hamlesi de, toplumda yaratılmaya çalışılan baskı ve korku iklimi de, bu yeniden yapılanmanın çıktıları olarak okunmalıdır. Emperyalizmin bölge politikalarının etkili olduğu bu dönüşüm aynı zamanda sermaye sınıfının çıkarlarını merkeze alan bir karakterde ilerlemektedir. Yeni Osmanlıcılık olarak tariflenen bu dönemin karakterini ise gericiliğin toplumsal alanda etkisini artırması, emek rejimi üzerindeki tahakkümün artırılması ve işbirlikçi politikaların ağırlık kazanması oluşturacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sosyalist Hareketin Güçlenmesinin Yolu Bağımsız Sosyalist Hat ve Örgütlü Bir Sınıf Hareketiyle Buluşmaktan Geçmektedir!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Emperyalist-kapitalist sistemin yapısal krizleri, savaşlar ve sömürü politikaları; ülkemizde ise derinleşen ekonomik yıkım, &#8220;Şimşek Programı&#8221; eliyle yürütülen pervasız sınıfsal saldırı, işsizlik, yoksulluk ve geleceksizlik, bugün sosyalizm programının kitleselleşmesi ve devrimci bir seçenek olarak ağırlık kazanması için son derece uygun bir nesnel zemin sunmaktadır.<br><br>2013 Haziran Direnişi sonrasında Türkiye sosyalist hareketi yükseleceği somut zeminin varlığına rağmen derin bir siyasal, örgütsel ve ideolojik sıkışma içerisine girmiştir. Solun büyük bir bölmesi, devrim ve sosyalist iktidar iddiasını terk ederek Kürt siyasi hareketinin (DEM) ve düzen muhalefetinin (CHP / Yeni Parti) yörüngesine girmiştir.<br><br>Yıllardır iktidardan kurtulmak adına burjuva muhalefetine destek verilerek yürütülen ve son olarak Altılı Masa&#8217;nın ortak adayının desteklenmesiyle sonuçlanan bu siyaset tarzı, tarihin en gerici ve sağcı meclisinin oluşmasına yol açmıştır. Bu ağır ve yıkıcı faturaya ve söz konusu stratejinin defalarca yanlışlanmış olmasına rağmen, düzen içi ittifak arayışları ve yalnızca seçim odaklı yaklaşımlar, sosyalist harekette gündemden düşmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyalist hareketin Kürt siyasi hareketi ile kurduğu ilişki ve bu harekete yönelik geliştirilen koşulsuz destek siyaseti, solun ideolojik tasfiyesini daha da derinleştirmiştir. Bugün gelinen noktada, Kürt siyasi hareketinin &#8220;üçüncü yol&#8221; adı altında yürüttüğü pragmatik hat ve son &#8220;çözüm süreci&#8221; kapsamında Öcalan’ın PKK&#8217;nin feshine yönelik yaptığı çağrılar, sıkışan AKP-MHP iktidarına ihtiyaç duyduğu meşruiyet alanını sunmaktadır. Bu siyaset, iddia edildiği gibi düzene geri adım attırmamış; aksine Kürt emekçilerinin taleplerini düzen içi pazarlıklara hapsederek sermaye rejiminin tahkim edilmesine hizmet etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye sosyalist hareketinin bu tarihsel sıkışmayı aşmasının yegâne yolu, her türlü düzen içi ittifak arayışını kesin olarak reddederek bağımsız devrimci sosyalist hattı cüretle inşa etmektir. Bu hat; işçi sınıfı siyasetini mücadelenin kurucu öznesi haline getirmeyi, gerici kuşatmaya ve sömürüye karşı direnen emekçi kadınları sınıf eksenli örgütlemeyi ve gelecek arayışındaki gençlik içerisinde sosyalizmi okul okul, mahalle mahalle büyütmeyi şart koşar. Sola sirayet eden küçük burjuva aydın karakterinin aşılması; ancak sınıfla organik bağlar kuran, Bolşevik bir disiplinle örülmüş bağımsız sınıf hattının inşasıyla mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti 1. Türkiye Konferansı’nda dünya, bölge ve ülkemizdeki gelişmeleri ele almış, geçen sene gerçekleştirdiği Kuruluş Kongresi’nde aldığı kararları ve geçirdiği 1 yıllık mücadele dönemini değerlendirmiş ve görevlerini belirlemiştir. Bu doğrultuda BKP 1. Konferansı’nın aldığı kararlar şu şekildedir:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>1) AKP iktidarının, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda kurduğu siyasi, ekonomik ve askeri işbirlikleriyle hayata geçirdiği Yeni Osmanlıcı hedeflere; bölge halklarının ve ülkemiz emekçilerinin emperyalist projelere alet edilmesine karşı bağımsızlık mücadelesi kararlılıkla yükseltilecektir. Türkiye’de iktidar eliyle sürdürülen bu işbirlikçi politikalara karşı ikirciksiz bir bağımsızlık kavgası verilirken, düzen muhalefetinin de emperyalist merkezlerin desteğini arkasına alma ve onlardan icazet devşirme arayışlarıyla tavizsiz bir şekilde mücadele edilecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2) Birleşik Komünist Parti, NATO’nun yayılmacı savaş politikalarına karşı ülkemizde bağımsızlık bayrağını yükseltecek ve önümüzdeki dönemde de NATO karşıtı mücadele, temel siyasal faaliyet başlıklarından biri olmayı sürdürecektir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">3) BKP, Siyonist İsrail rejiminin katliamlarına maruz kalan Filistin halkının, emperyalist kuşatma altındaki İran halkının ve ambargolarla boğulmak istenen Küba ile Venezuela halklarının yanında amasız, fakatsız yer alacaktır. Halklarla dayanışma ve emperyalist saldırganlığa karşı mücadelenin büyütülmesi noktasında Parti, olanaklarını ve gücünü devreye sokacaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">4) BKP, AKP iktidarı eliyle kurulmak istenen Yeni Osmanlıcı rejimi ve başkanlık sistemini meşrulaştıracak olan her türlü anayasa tartışmasını kesinlikle reddeder. AKP’nin yeni anayasa dayatmasının karşısında işçi sınıfına ve toplumsal dinamiklere yaslanan güçlü bir direncin oluşturulması noktasında görev üstlenir.<br><br>5) AKP iktidarının seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere en temel yurttaşlık haklarını dahi ortadan kaldırmaya yönelik adımlarına karşı mücadele yükseltilmelidir. Bununla birlikte tek kurtuluşun sandık olduğu yanılsamasına karşı işçi sınıfını, emekçi kadınları, gençliği örgütlü bir siyasal hareket haline getirmek için örgütlü gücüyle çalışacaktır.<br></p>



<p class="wp-block-paragraph">6) Emperyalizmin bölgeyi tekrardan yapılandırmasıyla başlayan&nbsp;“çözüm süreci” Türk-Kürt emekçilerinin kardeşliğini ve eşit yurttaşlığını hedeflememektedir. Yeni Osmanlıcı hedefler doğrultusunda başlayan süreç, gerici bir karakter taşımaktadır. BKP, emperyalist saldırganlığa alan açacak, AKP’nin iç ve dış siyasette gücünü pekiştireceği projelerin karşısında duracaktır. Türk ve Kürt emekçileri sermayeye, gericiliğe ve emperyalizme karşı mücadeleyle eşit yurttaşlığı ve kardeşliği kazanabilecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">7) Partimizin 1. Kongre’de değerlendirdiği ilkesiz ittifaklar ve solda güç birliği arayışlarının sonuç vermemesi ve sosyalizm mücadelesini geriye çeken bir içeriğe oturmasına dair tespitler bugün bir kere daha güncelliğini hissettirmektedir. Sosyalist solun güç birliğiyle düzen muhalefetine soldan destek olmasına dair çizilen stratejilere Birleşik Komünist Parti mesafeli duracaktır. Bununla birlikte sosyalist hareketin anti-emperyalizm, laiklik ve emek gündemlerinde ortak eylemlilikler örgütlemesi ve siyasal alanda ilkesel mücadele başlıklarının etkisinin artırılması noktasında BKP, bu zamana kadarki tutumunu da sürdürecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">8) BKP, emekçi mahallelere ve işyerlerine yaslanan bir biçimde örgütlenen siyasal bir sınıf hareketinin yaratılması noktasında gücünü seferber eder. Parti’nin işçi sınıfı içerisinde yeni halkalarla buluşması ve etkisini artırması noktasında adımlar atar ve araçlar geliştirir. Sınıfın mücadele pratiklerinin geliştirilme, siyasal bir sınıf hareketinin kaynaklarının oluşturulması yaklaşımıyla hareket eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">9) Partimizin gençlik çalışmalarının ideolojik, siyasal ve örgütsel etkisini artırması büyük bir önem taşımaktadır. Sosyalist bir gençlik kuşağının şekillenmesi sosyalizm mücadelesi ve BKP açısından önemli bir kaynak anlamına gelecektir. Bununla birlikte sermaye düzeninin ve AKP iktidarının adımlarının gençlikte biriktirdiği tepkilerin örgütlenmesi ve gençlik içerisinde düzen karşıtı bir damarın güçlendirilmesi ayrıca önemlidir. BKP, gençlik çalışmalarını, kendi alanlarına basan araçlar ve örgütlenme pratiğiyle birlikte, siyasal alanda gençliğin mücadele başlıklarını ortaklaştırmak ve gençlik hareketine yön vermek yaklaşımıyla ele alacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7449</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Emperyalizm ve İstibdat Rejiminin Çıkarları Halkların Karşısındadır!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/emperyalizm-ve-istibdat-rejiminin-cikarlari-halklarin-karsisindadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:20:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7443</guid>

					<description><![CDATA[Emperyalizm ve İstibdat Rejiminin Çıkarları Halkların Karşısındadır! Eşit Yurttaşlık, Barış ve Kardeşlik; Emperyalizme, Gericiliğe ve Sermaye Düzenine Karşı Mücadeleyle Sağlanabilir! Emperyalizmin Suriye&#8217;ye yönelik hamleleriyle birlikte gelişen ve Türkiye&#8217;de sermaye düzeninin oluşan bu yeni tabloya entegrasyonunun yansıması olan &#8220;Çözüm Süreci&#8221;; Kürt sorununun çözümüne, barış, demokrasi ve kardeşlik zemininin yaratılmasına değil; emperyalizmin, gericiliğin ve yeni Osmanlıcı politikaların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emperyalizm ve İstibdat Rejiminin Çıkarları Halkların Karşısındadır!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eşit Yurttaşlık, Barış ve Kardeşlik; Emperyalizme, Gericiliğe ve Sermaye Düzenine Karşı Mücadeleyle Sağlanabilir!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizmin Suriye&#8217;ye yönelik hamleleriyle birlikte gelişen ve Türkiye&#8217;de sermaye düzeninin oluşan bu yeni tabloya entegrasyonunun yansıması olan &#8220;Çözüm Süreci&#8221;; Kürt sorununun çözümüne, barış, demokrasi ve kardeşlik zemininin yaratılmasına değil; emperyalizmin, gericiliğin ve yeni Osmanlıcı politikaların derinleşmesine, kök salmasına ve AKP iktidarının bu zamana kadar attığı tüm işbirlikçi, emek düşmanı adımların üzerini örtmesine hizmet etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP iktidarının, düzeni ve toplumsal alanı yeniden yapılandırdığı bir kesitten geçiyoruz. Bir yanıyla emperyalist saldırganlığın Ortadoğu&#8217;daki adımlarını güçlendiren AKP, diğer yanıyla da kurduğu gerici ve işbirlikçi iktidarını sürdürmenin arayışı içerisinde. Sermaye düzeni, Suriye ve Ortadoğu&#8217;daki dönüşümden pay kapmaya çalışırken; AKP iktidarı &#8220;demokrasi ve barış&#8221; kılıfıyla, yeni Osmanlıcılığın belgesi niteliği taşıyacak yeni anayasayı toplumun karşısına çıkarmaya hazırlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP&#8217;nin Kürt sorununu yalnızca silah bırakma, terör ve terör örgütü üyeleri kapsamında ele alması ve Suriye başta olmak üzere Türkiye&#8217;deki ajandasının bir parçası olarak değerlendirmesi; Çerçeve Yasa&#8217;nın içeriği ve &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; yaklaşımındaki ısrarıyla bir kez daha tescillenmiş durumdadır. AKP&#8217;den barışı, kardeşliği ve demokrasiyi geliştirecek adımlar beklemek büyük bir yanılgıdan ibarettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komünistler, halklar arasında düşmanlığı körükleyen adımların karşısında olduğu gibi; halkların ve emekçilerin özlemini duyduğu barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık kavramlarının sermaye düzeni ve emperyalizm tarafından içinin boşaltılmasına da karşıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye&#8217;nin HTŞ kontrolüne geçmesi, geçmiş çözüm süreci deneyimleri ve AKP iktidarının işbirlikçi ve emek düşmanı adımları ele alındığında; emperyalizmi ve sermaye düzenini görmezden gelen tutumların çıkışsızlığı ve halkların çıkarına hizmet etmeyeceği ortadadır. AKP iktidarının en temel yurttaşlık haklarına dahi göz diktiği, yargıyı siyasi operasyonlarında bir silah olarak kullandığı ve ülkeyi baskı ve zorbalıkla yönetmeye çalıştığı bir kesitte; AKP&#8217;nin meşrulaştırılması ve adımlarına hareket alanı yaratılması kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz yeni Osmanlıcılığa, AKP zorbalığına, emperyalist projelere ve sahte umutlara mahkûm değildir. Kürt sorununun çözümü; emperyalizme, sermaye düzenine ve gericiliğe karşı emekçilerin yükselteceği ortak mücadeleden geçmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong><br><strong>11.08.2026</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7443</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Suruç Katliamı&#8217;nı Unutmadık! Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Gericilik!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/suruc-katliamini-unutmadik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7432</guid>

					<description><![CDATA[Suruç Katliamı&#8217;nı Unutmadık! Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Gericilik! 20 Temmuz 2015&#8217;te Şanlıurfa&#8217;nın Suruç ilçesinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamda 33 devrimci genç hayatını kaybetti. Emperyalizmin, AKP iktidarının ve gericiliğin kol kola gerçekleştirdiği bu katliamın ardından Türkiye&#8217;de bombalı saldırılar dönemi açıldı ve sermaye düzeni siyasal ve toplumsal alanı gericilik, baskı ve zorbalıkla dizayn etmeyi hedefledi. Bugün, ülkemizin ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Suruç Katliamı&#8217;nı Unutmadık! <br>Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Gericilik!</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">20 Temmuz 2015&#8217;te Şanlıurfa&#8217;nın Suruç ilçesinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamda 33 devrimci genç hayatını kaybetti. Emperyalizmin, AKP iktidarının ve gericiliğin kol kola gerçekleştirdiği bu katliamın ardından Türkiye&#8217;de bombalı saldırılar dönemi açıldı ve sermaye düzeni siyasal ve toplumsal alanı gericilik, baskı ve zorbalıkla dizayn etmeyi hedefledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün, ülkemizin ve bölgemizin içinden geçtiği süreç ele alındığında, Suruç Katliamı&#8217;nın yalnızca IŞİD tarafından planlanan sıradan bir saldırı olmadığı görülmektedir. Emperyalizm, gericilik ve sermaye düzeni el ele vererek ülkemizi ve Ortadoğu&#8217;yu katliamlar, savaşlar ve yıkıma sürüklemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizmin başta Suriye&#8217;ye yönelik işgal saldırılarına ortak olan AKP iktidarı, IŞİD&#8217;i beslemiş, ülkemizi cihatçı örgütlerin cirit attığı bir konuma sürüklemiştir. Suruç Katliamı&#8217;nı gerçekleştirenler gücünü AKP iktidarının işbirliğinden almıştır. Bugün Suriye&#8217;de iktidara getirilen HTŞ de, IŞİD kalıntısı bir örgüt olarak yine emperyalizmin çıkarlarına hizmet etmekte ve bölge halklarına benzer acıları yaşatmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suruç Katliamı&#8217;nın hesabının sorulması, bölgemizin ve ülkemizin karanlığa hapsolmaması, emperyalizme, gericiliğe ve sermaye düzenine karşı mücadeleden geçmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suruç Katliamı&#8217;nı unutmadık! Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun gericilik!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong> <br><strong>20.07.2026</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7432</post-id>	</item>
		<item>
		<title>NATO&#8217;ya Karşı Bağımsızlık ve Sosyalizm İçin Buluştuk.</title>
		<link>https://bkp.org.tr/natoya-karsi-bagimsizlik-ve-sosyalizm-icin-bulustuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2026 17:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Partiden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7423</guid>

					<description><![CDATA[Emperyalizmin uluslararası savaş örgütü NATO&#8217;ya ve işbirlikçi AKP&#8217;ye geçit vermeyeceğiz. Bağımsız ve sosyalist bir Türkiye mücadelesini yükselteceğiz. Eylemde söz alan BKP Merkez Komite Üyesi Ali Öztutan şu ifadelere yer verdi: Siyasi iktidar, haftalardır ülkenin başkentinde yapılacak toplantıya hazırlanıyor. Sıvasız evler boyanıyor, gecekondular görünmesin diye bariyerler kuruluyor. Yüz yıl önce emperyalist işgale karşı direnişin merkezi, işbirlikçi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong><br>Emperyalizmin uluslararası savaş örgütü NATO&#8217;ya ve işbirlikçi AKP&#8217;ye geçit vermeyeceğiz. Bağımsız ve sosyalist bir Türkiye mücadelesini yükselteceğiz.</strong><br></h4>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="768" data-id="7426" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-7426" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-1024x768.jpg 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-480x360.jpg 480w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-427x320.jpg 427w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-768x576.jpg 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-1536x1152.jpg 1536w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-750x563.jpg 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009-1140x855.jpg 1140w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_6009.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" data-id="7424" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-7424" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-1024x683.jpg 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-540x360.jpg 540w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-480x320.jpg 480w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-768x512.jpg 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-1536x1024.jpg 1536w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-750x500.jpg 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467-1140x760.jpg 1140w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/DSF1467.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" data-id="7427" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-7427" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-1024x768.jpg 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-480x360.jpg 480w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-427x320.jpg 427w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-768x576.jpg 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-1536x1152.jpg 1536w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-750x563.jpg 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562-1140x855.jpg 1140w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/IMG_9562.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="461" data-id="7425" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-1024x461.jpg" alt="" class="wp-image-7425" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-1024x461.jpg 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-555x250.jpg 555w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-570x257.jpg 570w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-768x346.jpg 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-1536x691.jpg 1536w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-750x338.jpg 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003-1140x513.jpg 1140w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-57-42-939_003.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Eylemde söz alan BKP Merkez Komite Üyesi Ali Öztutan şu ifadelere yer verdi:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasi iktidar, haftalardır ülkenin başkentinde yapılacak toplantıya hazırlanıyor. Sıvasız evler boyanıyor, gecekondular görünmesin diye bariyerler kuruluyor.<br><br>Yüz yıl önce emperyalist işgale karşı direnişin merkezi, işbirlikçi saltanata karşı bağımsızlığın kalbi olan Ankara; yüz yıl sonra emperyalist temsilcilerin, katillerin kırmızı halıyla ağırlandığı bir şehir oluyor.<br><br>NATO zirvesine katılanlar; Gazze&#8217;de, Beyrut&#8217;ta, Suriye&#8217;de, İran&#8217;da, yani bölgemizde birçok katliama imza atanlardır. NATO, yalnızca bölgemizde değil, memleketimizde de katliamlar ve darbeler organize eden bir savaş örgütüdür.<br><br>Bugün bu savaş örgütünü ülkemizde kırmızı halıyla ağırlamaya çalışmak; bölgede ve ülkemizde öldürülen, sömürülen emekçilerin kanını sermektir.<br><br>Uluslararası savaş örgütüne ve onun işbirlikçisi AKP iktidarına geçmişte nasıl geçit vermediysek, yine vermeyeceğiz. İşgalciler mutlaka kaybedecek!<br><br>Ülkemizde emperyalizmin yalnızca iktidarın dostu olmadığını biliyoruz. Bugün siyasi iktidar kadar, başta ana muhalefet olmak üzere diğer muhalefet partileri de bu süreci sessizlikle geçiştirmek istemektedir. Emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmadan, ülkemiz bağımsızlığa ve aydınlığa kavuşamayacaktır.<br><br>Ülkemizin devrimcileri, emekçileri, gençleri ve kadınları; bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesini yükseltmeye devam edecektir.<br></p>



<h4 class="wp-block-heading"><br><strong>Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:<br></strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emperyalist Saldırganlığa ve NATO&#8217;ya Geçit Vermeyeceğiz!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dünya Halklarının Düşmanı NATO Ülkemizden Defol!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği&#8217;ne ve sosyalizmin kazanımlarına karşı emperyalist sistemin çıkarlarını korumak için kurulan NATO; bir güvenlik örgütü olarak lanse edilmeye çalışılsa da, kurulduğu günden bugüne emperyalist yayılmacılığın aracı olmuş; bağımsızlık, aydınlanma, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin baskılanması noktasında görev üstlenmiştir.<br><br>Küba’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Türkiye’ye kadar dünyanın pek çok yerinde ilerici, bağımsızlıkçı gelişmeleri işbirlikçi iktidarlar ve gladyo eliyle sermayenin ihtiyaçları ve çıkarları doğrultusunda geriletmeye çalışan, NATO’nun ve emperyalizmin kendisidir. Ülkelerin kendilerine ait doğal kaynaklarını, enerji kaynaklarını ele geçirmek; ekonomik olarak tahakkümünü ve kendisine bağımlı haline gelmelerini sağlamak için emperyalizm tarafından yapılan müdahaleler; savaşla, yıkımla, yağmayla sonuçlanmıştır. Emperyalizmin ve sermayenin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda müttefik olunamayan ülkelerin ise sonu, askeri, ekonomik, siyasi kuşatmadır. NATO ve emperyalizmin bu haydutça kuşatma taktiği, dünyaya ve hedef ülkelere kriz, yoksullaşma, yaptırım, ambargo, savaş ve sivil halkın katledilmesiyle sonuçlanmıştır.<br></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün emperyalizm ve onun savaş aygıtı NATO&#8217;nun Venezuela&#8217;da uyguladığı haydutluk, Küba&#8217;yı ambargolarla teslim alma hedefi, Filistin&#8217;de İsrail eliyle gerçekleştirilen katliam, Suriye&#8217;nin IŞİD kalıntısı HTŞ&#8217;ye teslim edilmesi, Lübnan&#8217;a ve İran&#8217;a yönelik saldırıların artması, emperyalizmin ve NATO&#8217;nun saldırganlığını gözler önüne sermektedir. Libya’ya müdahale, Irak’a müdahale, Suriye’de savaş, Filistin’de işgal ve son olarak da İran’daki çatışmalar; ABD, emperyalizm ve NATO eliyle yürütülmüştür. NATO ve emperyalizm, bölgemizi, Yeşil Kuşak ekseninde şekillendirmek için kan gölüne çevirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1952 yılında NATO üyesi olan Türkiye, Kore Savaşı’na asker göndererek emperyalizme ilk kez ortaklık etmiş ve artık NATO üyesi ve müttefiki bir ülke olarak, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda kimi adımları atmıştır. Yeşil Kuşak Projesi kapsamında dünyada ve ülkemizde gerici İslamcı tarikatlar ve çeteler ABD tarafından beslenmiştir. Gülen cemaati gibi tarikatlar emperyalizm ve özelde ABD tarafından ciddi bir destek bulmuş, ülkemiz gericiliğe ve karanlığa emperyalizm eliyle sürüklenmiştir. 2009 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın mecliste kendisini ‘Büyük Ortadoğu Eş başkanı’ olarak tanımlaması boşuna ve öylesine değildir. 2011 yılında Suriye’de iç savaşın ayak sesleri gelirken, işbirlikçi iktidar AKP; Suriye’de şeriatçı çeteleri desteklemiş, Suriye’nin yıkımına giden taşları döşeyen rolü bizzat üstlenmiştir. Savaşın sonucu, Suriye halkının katledilmesi; Suriye’nin IŞİD artığı şeriatçı Şara rejimine teslim edilmesidir. İsrail’in Gazze’ye dönük saldırıları bir kez daha artmış; Gazze Şeridi’nde işgal başlamış ve binlerce Filistinli soykırıma uğramıştır. Unutulmamalıdır ki; İsrail tek suçlu değildir. İsrail’le ticareti, anlaşmaları kesmeyen işbirlikçi iktidarlar, hamaset yapmaktadır. Güya İsrail’in Filistin soykırımına tepki gösteren AKP; kınamanın ötesine geçememiş; NATO ve emperyalizmin çıkarları belirleyici olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yıl itibariyle bölgemizde yeniden yükselen savaş iklimi İran’a dönük kaynakların yağmalanması, bağımsız ve egemen İran’ın zarar görmesi içindir. 175 kız çocuğunun okullarında gaddarca ölümüne sebep olan bu savaş; bir kez daha emperyalizmin vahşetini gözler önüne sermiştir. Ancak haydut İsrail’in ABD güdümlü saldırıları İran’ı yağmalamaya yetmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam da böyle bir dönemde NATO Zirvesi&#8217;nin ülkemizde toplanması tesadüf değildir. AKP, emperyalizmden aldığı icazetle Türkiye&#8217;yi emperyalizmin ve NATO&#8217;nun çıkarlarına hizmet eder hale getirmiş, sömürüyü ve gericiliği her alanda artırmış ve ülkemizi büyük bir karanlığın içerisine çekmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başı sıkıştığında yerli milli ve dış güçler edebiyatına sarılan AKP, emperyalizmin ve baş haydut Trump&#8217;ın sadık müttefiki olarak Ortadoğu&#8217;da gerçekleşen emperyalist entegrasyona dahil olmuş, siyonist İsrail rejiminin Filistin&#8217;de uyguladığı katliamı sözde lanetlerken özünde İsrail&#8217;in çıkarlarına hizmet ederek emperyalizme olan bağlılığını her fırsatta göstermiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun ülkemizin güvenliğini sağladığı büyük bir yalandan ibarettir. Türkiye&#8217;nin NATO üyeliği, bağımsızlığın karşısındaki en büyük engeldir ve ortadan kaldırılmak durumundadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaderini emperyalistlerin onayına bağlayan AKP&#8217;nin NATO Zirvesi için başkent Ankara başta olmak üzere tüm memleketi yasaklarla, OHAL uygulamalarıyla, tutuklama ve gözaltılarla yönetmesi ise büyük bir korkunun ürünüdür. Trump ve NATO için dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyen AKP iktidarı, uyguladığı adımlar ve aldığı kararlarla emperyalistlerin bekçiliğini yaptığını bir kere göstermiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaş, yoksulluk, yıkım ve kaosun kaynağı emperyalizme ve NATO&#8217;ya göz kırpan düzen muhalefetinin ülkemizin çıkarını, yoksulluğu, gericiliği, geleceksizliği ve hukuksuzluğu dert etmediği ise bir diğer gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Her fırsatta NATO&#8217;ya akıl veren, NATO&#8217;nun ve emperyalizmin çıkarlarını AKP&#8217;den daha iyi savunacağını ifade eden, emperyalizmi ittifak unsuru olarak gören düzen partilerinin Türkiye&#8217;nin sorunlarını çözebilecek programdan yoksun oldukları açığa çıkmış durumdadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu memleket ise emekçilerin, kadınların, gençlerin, alın teriyle geçinenlerindir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, NATO&#8217;dan da, AKP zorbalığından da büyüktür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmamalıdır ki, emperyalist kapitalist sistemin en büyük korkusu emekçilerin elleriyle şekillenecek eşit, aydınlık yarınlardır. Dünyayı savaşlara, yoksulluğa, geleceksizliğe sürükleyen emperyalizmden ve onun savaş örgütü NATO&#8217;dan kurtaracak tek güç emekçilerdir. Emekçilerin bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin karşısında ne emperyalistler ne de onların işbirlikçi iktidarları durabilir. Ülkemizin yurtsever ve devrimci birikimi bu topraklarda güçlüdür. Ülkemizin her karış toprağında NATO’ya, ABD’ye ve emperyalizme geçit vermeyeceğiz diyenlerin mirası vardır. Deniz’lerin 6. Filo’ya karşı başlattıkları yürüyüş bugün ülkemiz devrimcileri tarafından yükseltilmektedir. Bu miras; eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, bağımsızlığın ülkesini; Sosyalist Türkiye’yi kurmak için yürüyor. Kana susamış bu düzen ve işbirlikçi AKP ancak sosyalist devrimle yenilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya halklarının katili NATO&#8217;dan çıkılmalı, emperyalist üsler kapatılmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO Zirvesi&#8217;nin ülkemizde toplanmasına karşı çıktığı ve ülkemizin bağımsızlığı savunduğu için gözaltına alınan ve tutuklanan tüm devrimciler ve yurtseverler derhal serbest bırakılmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun NATO!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşasın bağımsızlık, laiklik, sosyalizm!<br><br><strong>Birleşik Komünist Parti<br>05.07.2026</strong></p>



<figure class="wp-block-video"><video height="360" style="aspect-ratio: 640 / 360;" width="640" controls src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-44-08-546.mp4"></video></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/signal-2026-07-05-17-44-08-546.mp4" length="19201050" type="video/mp4" />

		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7423</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Deniz Göktaş Serbest Bırakılmalıdır! AKP Zorbalığına Geçit Vermeyeceğiz!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/deniz-goktas-serbest-birakilmalidir-akp-zorbaligina-gecit-vermeyecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 08:32:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7418</guid>

					<description><![CDATA[Deniz Göktaş Serbest Bırakılmalıdır! AKP Zorbalığına Geçit Vermeyeceğiz! Gerçekleştirdiği gösteri sonrasında iktidar yandaşları tarafından hedef gösterilen Deniz Göktaş&#8217;ın gözaltına alınması kabul edilemez. Deniz Göktaş hakkında &#8220;Cumhurbaşkanı&#8217;na hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik&#8221; gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulması, AKP iktidarının zorbalığını ve hukuksuzluğunu bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yargıyı bir aparat olarak kullanan AKP, karşı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Deniz Göktaş Serbest Bırakılmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP Zorbalığına Geçit Vermeyeceğiz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekleştirdiği gösteri sonrasında iktidar yandaşları tarafından hedef gösterilen Deniz Göktaş&#8217;ın gözaltına alınması kabul edilemez. Deniz Göktaş hakkında &#8220;Cumhurbaşkanı&#8217;na hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik&#8221; gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulması, AKP iktidarının zorbalığını ve hukuksuzluğunu bir kere daha gözler önüne sermiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıyı bir aparat olarak kullanan AKP, karşı her sesi sindirmeye çalışmakta, emek düşmanı, gerici ve işbirlikçi politikaların karşısında duran aydınları, gazetecileri ve sanatçıları susturmayı, milyonlara gözdağı vermeyi hedeflemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO zirvesi için başkent Ankara&#8217;da &#8220;OHAL&#8221; ilan edilmesi, yüzlerce devrimci ve yurtseverin gözaltına alınıp tutuklanması, seçme ve seçilme, eylem ve yürüyüş, ifade özgürlüğü gibi en temel yurttaşlık haklarının dâhi görmezden gelinmesinin altında yatan neden, AKP&#8217;nin düzeninin ilericiler, emekçiler, aydınlar, gençler eliyle bozulma tehlikesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu gerekçeler, tanıdığımız bir AKP hamasetidir. Gerçek ise, AKP&#8217;nin kendi gericiliğini, zorbalığını ve emperyalist işbirlikçiliğini gizlemek; baskıcı ve karanlık düzeninin devamını sağlamaktır. Halkı kin ve düşmanlığa iten de AKP&#8217;nin ta kendisidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıktır ki, yaratılmaya çalışılan bu zorbalık ve baskı iklimi, başarıya ulaşamamıştır. Savaş örgütü NATO&#8217;ya karşı yükselen ses susturulamamış, emekçilerin eşitlik ve özgürlük mücadelesi, gençliğin gelecek kavgası sindirilememiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP, Türkiye&#8217;yi teslim alamamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP, NATO, sermaye ve gericilik eleştirilemez değildir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zorbalığa geçit verilmemeli, AKP&#8217;nin istibdat rejimine karşı her alanda mücadele yükseltilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi<br>03.07.2026</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1280" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-1024x1280.png" alt="" class="wp-image-7420" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-1024x1280.png 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-288x360.png 288w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-256x320.png 256w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-768x960.png 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de-750x938.png 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/de.png 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7418</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sivas Katliamı&#8217;nı Unutmadık!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/sivas-katliamini-unutmadik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:58:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7414</guid>

					<description><![CDATA[Sivas Katliamı&#8217;nı Unutmadık! Aydınlık, Bağımsız ve Sosyalist Türkiye&#8217;yi Kuracağız! Sivas&#8217;ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri&#8217;ne yönelik 2 Temmuz 1993&#8217;te gerçekleştirilen gerici saldırıda Madımak Oteli&#8217;nde bulunan 33 aydınımızın hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 33 yıl geçmiş bulunuyor. Günler öncesinde gericiler tarafından bildirilerin dağıtıldığı; alevi halkına dönük katliam ve cihat nârâlarının atıldığı bilinmesine rağmen, katliam göz göre göre [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sivas Katliamı&#8217;nı Unutmadık!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Aydınlık, Bağımsız ve Sosyalist Türkiye&#8217;yi Kuracağız!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivas&#8217;ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri&#8217;ne yönelik 2 Temmuz 1993&#8217;te gerçekleştirilen gerici saldırıda Madımak Oteli&#8217;nde bulunan 33 aydınımızın hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 33 yıl geçmiş bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günler öncesinde gericiler tarafından bildirilerin dağıtıldığı; alevi halkına dönük katliam ve cihat nârâlarının atıldığı bilinmesine rağmen, katliam göz göre göre gelmiştir. Sivas Katliamı&#8217;nın önü açılmış, gericilerin saldırısına müdahale edilmemiş ve 33 yurttaşımız sermaye düzeni ve gericilik eliyle katledilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katliamda rol oynayanlar korunmuş, münferit bir olay olarak lanse edilmiş, dönemin başbakanı Tansu Çiller &#8220;Otel dışındaki vatandaşlarımız zarar görmemiştir&#8221; diyerek sermaye düzeninin kirli yüzüne sembol olmuştur. Türkiye&#8217;de gericiliğin önünün açılması ve bugüne uzanan karanlık 2 Temmuz&#8217;da gerçekleştirilen katliamla birlikte ilerlemiş ve ülkemiz adım adım gericiliğe, sömürü düzenine ve sağcılığa teslim edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Katliamda rol oynayanlar zaman aşımıyla ödüllendirilmiş, AKP&#8217;nin kuruluşunda görev üstlenmiştir. AKP iktidarı, Sivas Katliamı&#8217;nın faillerini canı pahasına korumuş ve gericiliğe siper olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivas Katliamı&#8217;nın üzerinden 33 yıl geçmiş olmasına rağmen o günkü gericilik bugün seçme seçilme hakkı ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere tüm yurttaşlık haklarına saldırarak düzenini sürdürme ve adımlarını meşrulaştırma arayışındadır. Bu karanlığın karşısında durduğunu iddia eden düzen partileri ise her fırsatta gericiliği meşrulaştırmış, laiklik mücadelesini &#8220;sulandırmış&#8221;, gerici örgütlenmelerin adımlarını toplumsal değerler diyerek normalleştirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin ilerici ve aydınlık birikimi ise sermaye düzeninin ve gericiliğin saldırılarına; AKP&#8217;nin karanlığına ve zorbalığına teslim olmamıştır. Bugün Sivas Katliamı&#8217;nın hesabını sormak da, ülkemizin üzerine çöken karanlığı dağıtmak da emekçilerin yükselteceği, aydınlık, bağımsız ve sosyalist Türkiye mücadelesinden geçmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz, AKP zorbalığına da, çağ dışı gericiliğe de, sermaye düzeniyle derdi olmayan sahte umutlara da mahkûm değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sivas&#8217;ta hayatını kaybeden 33 aydınımızı saygıyla anıyoruz. Alevi halkının eşit yurttaşlık mücadelesini yükseltecek, aydınlanma bayrağını yere düşürmeyeceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sivas Katliamı&#8217;nı unutmadık, unutturmayacağız!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi<br>02.07.2026</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1280" src="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-1024x1280.png" alt="" class="wp-image-7416" srcset="https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-1024x1280.png 1024w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-288x360.png 288w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-256x320.png 256w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-768x960.png 768w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1-750x938.png 750w, https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Calisma-Yuzeyi-1.png 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7414</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Emperyalizme ve NATO&#8217;ya Karşı Yükselen Sesi Susturamayacaksınız!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/emperyalizme-ve-natoya-karsi-yukselen-sesi-susturamayacaksiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:18:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7389</guid>

					<description><![CDATA[Emperyalizme ve NATO&#8217;ya Karşı Yükselen Sesi Susturamayacaksınız! Gözaltına Alınan Devrimciler Serbest Bırakılmalıdır! 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilmesi hedeflenen NATO zirvesi öncesi, AKP iktidarının sosyalistlere ve devrimcilere yönelik baskı ve sindirme adımları devam ediyor. Emperyalistleri memnun etmek için başkent Ankara&#8217;da 13 günlük &#8220;OHAL ilan eden&#8221; AKP, zirve öncesinde ise gözaltı ve tutuklamalarla NATO ve emperyalizme karşı yükselecek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emperyalizme ve NATO&#8217;ya Karşı Yükselen Sesi Susturamayacaksınız!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gözaltına Alınan Devrimciler Serbest Bırakılmalıdır!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilmesi hedeflenen NATO zirvesi öncesi, AKP iktidarının sosyalistlere ve devrimcilere yönelik baskı ve sindirme adımları devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalistleri memnun etmek için başkent Ankara&#8217;da 13 günlük &#8220;OHAL ilan eden&#8221; AKP, zirve öncesinde ise gözaltı ve tutuklamalarla NATO ve emperyalizme karşı yükselecek sesi kısmanın arayışında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizm ve NATO işbirlikçiliği halk düşmanlığıdır. Ülkemizi savaş örgütü NATO&#8217;nun çıkarlarına alet edenleri de dünyayı savaşlara, yoksulluğa ve yıkıma sürükleyen emperyalistleri de bu topraklardan kovacağız!</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP iktidarı ne yaparsa yapsın, emperyalizme ve savaş örgütü NATO&#8217;ya karşı yükselen sesi susturamayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözaltına alınan devrimciler derhal serbest bırakılmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi<br>23.06.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7389</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
