<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BKP-Birleşik Komünist Parti</title>
	<atom:link href="https://bkp.org.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bkp.org.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 08:15:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://bkp.org.tr/wp-content/uploads/2025/01/cropped-resim_2025-01-21_104413984-32x32.png</url>
	<title>BKP-Birleşik Komünist Parti</title>
	<link>https://bkp.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">241120353</site>	<item>
		<title>Gözaltılar Serbest Bırakılmalıdır!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/gozaltilar-serbest-birakilmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:15:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7322</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul&#8217;da sabah saatlerinde onlarca devrimci ve sosyalist, evleri basılarak gözaltına alındı. 1 Mayıs öncesi toplumda korku iklimini yükseltmeyi, 1 Mayıs iradesini kırmayı hedefleyen bu adım başarıya ulaşamayacaktır. Taksim&#8217;i yıllardır halka kapatan zihniyetin korkusu; emekçilerin, kadınların ve gençliğin boyun eğmemesinden, memlekete, geleceğine ve yaşamına sahip çıkmasından kaynaklanmaktadır. Seçme ve seçilme hakkını ayaklar altına alan, hakkını arayan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İstanbul&#8217;da sabah saatlerinde onlarca devrimci ve sosyalist, evleri basılarak gözaltına alındı.</p>



<p>1 Mayıs öncesi toplumda korku iklimini yükseltmeyi, 1 Mayıs iradesini kırmayı hedefleyen bu adım başarıya ulaşamayacaktır.</p>



<p>Taksim&#8217;i yıllardır halka kapatan zihniyetin korkusu; emekçilerin, kadınların ve gençliğin boyun eğmemesinden, memlekete, geleceğine ve yaşamına sahip çıkmasından kaynaklanmaktadır.</p>



<p>Seçme ve seçilme hakkını ayaklar altına alan, hakkını arayan maden işçilerine kolluk kuvvetiyle saldıran, memleketi &#8220;babasının çiftliği&#8221; olarak gören AKP&#8217;ye en güçlü yanıtı emekçiler verecektir.</p>



<p>Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır.</p>



<p><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi <br>28.04.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7322</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İşçi Düşmanlığını Bırakın Maden İşçisinin Hakkını Verin!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/isci-dusmanligini-birakin-maden-iscisinin-hakkini-verin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:12:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7319</guid>

					<description><![CDATA[İşçi Düşmanlığını Bırakın Maden İşçisinin Hakkını Verin! Hakları gasp edilen, aylarca maaşları ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin Ankara&#8217;daki açlık grevine yönelik polis saldırısı bir kere daha AKP iktidarının emek düşmanı politikalarını açığa çıkartmıştır. Yıllardır holdinglerin ve sermayedarların sırtını sıvazlayan, teşvik indirimleri uygulayan, vergiden muaf tutan AKP, emeğinin karşılığı isteyen, hakkına sahip çıkan işçi sınıfını ise baskıyla, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İşçi Düşmanlığını Bırakın Maden İşçisinin Hakkını Verin!</p>



<p>Hakları gasp edilen, aylarca maaşları ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin Ankara&#8217;daki açlık grevine yönelik polis saldırısı bir kere daha AKP iktidarının emek düşmanı politikalarını açığa çıkartmıştır.</p>



<p>Yıllardır holdinglerin ve sermayedarların sırtını sıvazlayan, teşvik indirimleri uygulayan, vergiden muaf tutan AKP, emeğinin karşılığı isteyen, hakkına sahip çıkan işçi sınıfını ise baskıyla, oyalamayla sindirmeye, patronları kollamaya devam ediyor.</p>



<p>Bu yaklaşımın altında ise AKP iktidarının sermaye sınıfının temsilcisi olduğu gerçeği yatıyor.</p>



<p>Krizin faturasını emekçilere kesen, çözümü emek üzerindeki baskıyı, sömürüyü, örgütsüzlüğü daha fazla artırmakta bulan sermaye düzeni yeri geldiğinde ise &#8220;hepimiz aynı gemideyiz&#8221; demekten utanmıyor.</p>



<p>Tüm bu pişkinliklerine bugün ise Ankara&#8217;nın ortasında haklarını arayan Doruk Maden işçilerine saldırmayı, maden işçilerini gözaltına almayı eklediler.</p>



<p>Bu devran böyle gitmeyecek!</p>



<p>Doruk Maden işçisi de, Türkiye işçi sınıfı da AKP&#8217;den ve sermaye düzeninden kurtulacak!</p>



<p>Gözaltına alınan Doruk Maden işçileri derhal serbest bırakılmalı, işçilerin tüm hakları verilmelidir.</p>



<p>Birleşik Komünist Parti Merkez Komite<br>27.04.2026<br></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7319</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ya Barbarlık Ya Sosyalizm! 1 Mayıs&#8217;ta Meydanlara!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/ya-barbarlik-ya-sosyalizm-1-mayista-meydanlara/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 08:15:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7315</guid>

					<description><![CDATA[Ya Barbarlık Ya Sosyalizm! 1 Mayıs&#8217;ta Meydanlara! 2026 1 Mayıs&#8217;ını dünyada emperyalist saldırganlığın arttığı, yoksullaşmanın, kemer sıkma politikalarının derinleştiği, sömürüye dayanan kapitalist sistemin işçi sınıfını, kadınları ve gençliği geleceksizliğe hapsettiği bir kesitte karşılıyoruz. Savaşlar, siyasi cinayetler, halkların yaşamına kasteden ambargolar, emperyalist saldırganlık karşısında direnen halklara karşı savrulan tehditler emperyalist-kapitalist sistemin çıkışsızlığını ve toplumlara sunacak bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ya Barbarlık Ya Sosyalizm!<br><br>1 Mayıs&#8217;ta Meydanlara!</strong></p>



<p>2026 1 Mayıs&#8217;ını dünyada emperyalist saldırganlığın arttığı, yoksullaşmanın, kemer sıkma politikalarının derinleştiği, sömürüye dayanan kapitalist sistemin işçi sınıfını, kadınları ve gençliği geleceksizliğe hapsettiği bir kesitte karşılıyoruz.</p>



<p>Savaşlar, siyasi cinayetler, halkların yaşamına kasteden ambargolar, emperyalist saldırganlık karşısında direnen halklara karşı savrulan tehditler emperyalist-kapitalist sistemin çıkışsızlığını ve toplumlara sunacak bir geleceği bulunmadığını açık bir biçimde göstermektedir.</p>



<p>Bölgemiz ve ülkemiz de bu durumdan azade değil. Türkiye&#8217;de sermaye düzeni, AKP iktidarıyla birlikte emek üzerindeki tahakkümü daha da arttırmış, işçi sınıfının haklarını adım adım törpülemiş, gençliği patronlara ucuz işgücü olarak sunmuş, kadınları gericilik, sömürü ve şiddet sarmalıyla sindirmeye çalışmıştır.</p>



<p>Sermaye düzeni ve temsilcisi AKP iktidarı ülkemizi emperyalizmin çıkarlarının parçası haline getirmiş, başta Ortadoğu&#8217;da gerçekleştirilen katliam ve savaş olmak üzere ABD emperyalizminin ve NATO&#8217;nun elini güçlendirmiş, ülkemizi emperyalizme peşkeş çekmiştir.</p>



<p>Türkiye, sermaye düzeni tarafından kötürüm bırakılmış durumdadır. Özelleştirmeler, emperyalist anlaşmalar, başkanlık rejimi Türkiye&#8217;yi büyük bir yoksullaşmaya, gericileşmeye, karanlığa sürüklemiştir.</p>



<p>Tüm bu tablonun karşısında emekçilerde, kadınlarda ve gençlikte AKP&#8217;nin politikalarına ve düzenin yarattığı sorunlara karşı biriken tepkiler düzen muhalefeti eliyle soğurulmaya, düzenin sahte umutları kurtuluş denilerek pazarlanmaya çalışılmaktadır. Bir taraftan AKP iktidarından demokratik adımlar bekleyen anlayış, diğer taraftan ise yaşanılabilir bir sömürü düzeninden öteye geçemeyen bir değişim vaadi eşitlik ve özgürlük mücadelesini etkisizleştirmekte ve düzenin elini güçlendirmektedir.</p>



<p>Bu gidişatın değişmesi düzenin tüm unsurlarına ve tüm düzen projelerine sırt dönen, bağımsızlıkçı, kamucu, aydınlanmacı bir mücadele programının, yani sosyalist Türkiye mücadelesinin büyümesinden geçmektedir.</p>



<p>1 Mayıs 2026, emperyalizme, sermaye düzenine, gericiliğe bütünlüklü ve güçlü bir yanıtın verilmesi gereken bir gün olarak işçi sınıfının sözünü söyleyeceği bir içerikle kutlanmalı ve NATO&#8217;ya, AKP&#8217;nin baskı rejimine, sömürü düzenine karşı sosyalizm bayrağı yükseltilmelidir.</p>



<p>BKP, başta İstanbul Taksim olmak üzere, İzmir Gündoğdu ve Ankara Tandoğan 1 Mayıs meydanlarında yerini alacaktır.</p>



<p>Partimiz İşçi sınıfını, kadınları ve gençliği 1 Mayıs&#8217;ta emperyalizme, onun savaş örgütü NATO&#8217;ya, sermaye düzenine ve AKP&#8217;nin baskı politikalarına karşı ayağa kalkmaya, örgütlenmeye ve gücünü göstermeye çağırmaktadır.</p>



<p>Sömürü düzeni son bulacak, emekçiler, kadınlar ve gençler kazanacak!</p>



<p><strong>20.04.2026<br><br>Birleşik Komünist Parti Merkez Komite</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7315</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yusuf Tekin Derhal İstifa Etmelidir!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/yusuf-tekin-derhal-istifa-etmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:38:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7310</guid>

					<description><![CDATA[Dün Urfa’da bugün Maraş’ta okullarda yaşanan saldırıların sorumluları bellidir. Eğitimi yobazların ve patronların insafına terk eden bu çürümüş sistemde hiçbir okul güvenli olamaz. Okulları gerici tarikatlara sonuna kadar açan, &#8220;MESEM&#8221; adı altında gençliği patronlara ucuz işgücü olarak peşkeş çeken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve tüm sorumlular derhal istifa etmelidir. Yaşananlar karşısında grev kararı alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dün Urfa’da bugün Maraş’ta okullarda yaşanan saldırıların sorumluları bellidir.</p>



<p>Eğitimi yobazların ve patronların insafına terk eden bu çürümüş sistemde hiçbir okul güvenli olamaz.</p>



<p>Okulları gerici tarikatlara sonuna kadar açan, &#8220;MESEM&#8221; adı altında gençliği patronlara ucuz işgücü olarak peşkeş çeken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve tüm sorumlular derhal istifa etmelidir.</p>



<p>Yaşananlar karşısında grev kararı alan Eğitim emekçilerinin kararını destekliyor ve tüm yurttaşlarımızı bu karanlığı omuz omuza dağıtmaya, bu düzene karşı mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.</p>



<p>BKP Merkez Komitesi<br>15.04.2026</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7310</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Terör Örgütü NATO Ülkemizden Defol!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/teror-orgutu-nato-ulkemizden-defol/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:57:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7306</guid>

					<description><![CDATA[Terör Örgütü NATO Ülkemizden Defol! 4 Nisan 1949 tarihinde, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), geride kalan yıllar boyunca dünya halkları için ölüm, kan ve sömürüden başka bir anlam taşımamıştır. Kuruluşundan itibaren Sovyetler Birliği&#8217;ne, yükselen işçi sınıfı mücadelelerine ve sosyalist hareketlere karşı emperyalizmin silahlı bekçiliğini üstlenen NATO; ülkemizde de Gladio [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Terör Örgütü NATO Ülkemizden Defol!</strong></p>



<p>4 Nisan 1949 tarihinde, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), geride kalan yıllar boyunca dünya halkları için ölüm, kan ve sömürüden başka bir anlam taşımamıştır. Kuruluşundan itibaren Sovyetler Birliği&#8217;ne, yükselen işçi sınıfı mücadelelerine ve sosyalist hareketlere karşı emperyalizmin silahlı bekçiliğini üstlenen NATO; ülkemizde de Gladio ve kontrgerilla örgütlenmeleriyle devrimcileri, yurtseverleri ve emekçileri doğrudan hedef almıştır.</p>



<p>Barış ve güvenlik örgütü yalanlarıyla pazarlanan bu terör örgütü, Sovyetler Birliği&#8217;nin çözülüşünün ardından yayılmacı politikalarına hız vermiş; Yugoslavya&#8217;dan Afganistan&#8217;a, Irak&#8217;tan Libya&#8217;ya, Suriye&#8217;den Ukrayna&#8217;ya uzanan kanlı bir hattın baş aktörü olmuştur. Emperyalist tekellerin çıkarları doğrultusunda doğal kaynakların yağmalanması, ülkelerin parçalanması ve milyonlarca insanın yurdundan edilmesi NATO&#8217;nun asli görevidir.</p>



<p>Bugün, AKP iktidarının &#8220;yerli ve milli&#8221; masalları eşliğinde ülkemiz emperyalizmin savaş planlarına daha derinden entegre edilmektedir. Son günlerde gündeme gelen ve gizlilikle yürütülmeye çalışılan NATO Çokuluslu Kolordu Karargâhı (MNC-TÜR) tartışmaları ve İstanbul Boğazı&#8217;nda kurulması planlanlandığı söylenen Deniz Unsur Komutanlığı, bu işbirlikçiliğin en somut ve en tehlikeli adımlarındandır. Adana&#8217;da NATO’ya bağlı çokuluslu bir karargâh kurma çabası ve Karadeniz&#8217;i bir gerilim hattına çevirecek hamleler, Türkiye&#8217;nin bağımsızlığına vurulmuş yeni zincirlerdir.</p>



<p>İsrail&#8217;in Filistin&#8217;de işlediği soykırıma ve bölgedeki siyonist saldırganlığa sözde tepki gösteren iktidar, gerçekte İsrail&#8217;in en büyük hamisi olan NATO&#8217;nun ülkemizdeki askeri varlığını tahkim etmekte, emperyalist projelere taşeronluk yapmaya devam etmektedir. Ülkemiz topraklarının, limanlarının ve askeri birliklerinin emperyalizmin karakolu haline getirilmesi kabul edilemez. Bu adımlar, Türkiye&#8217;yi hedefi ve sonu belli olmayan bölgesel çatışmaların tam merkezine çekmektedir.<br><br>Ülkemizin bağımsızlığı, bölgemizin barışı ve emekçi halkımızın güvenliği için savaş örgütü NATO&#8217;dan derhal çıkılmalıdır. MNC-TÜR dâhil olmak üzere ülkemizi tehlikeye atan tüm yeni karargâh planları derhal iptal edilmeli, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere bütün yabancı üslere el konulmalı, tüm yabancı askerler kapı dışarı edilmelidir.</p>



<p>Ülkemizi emperyalizme peşkeş çeken sermaye düzenine ve onun işbirlikçi iktidarına karşı bağımsız,&nbsp; sosyalist bir Türkiye mücadelesini yükselteceğiz!</p>



<p>Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun NATO!</p>



<p><strong>BKP Merkez Komitesi<br>04.04.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7306</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Her Şey Emeğin Olacak! 1 Mayıs&#8217;ta Taksim&#8217;e!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/her-sey-emegin-olacak-1-mayista-taksime/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7302</guid>

					<description><![CDATA[Her Şey Emeğin Olacak! 1 Mayıs&#8217;ta Taksim&#8217;e! 2026 1 Mayıs&#8217;ına emperyalist saldırganlığın arttığı, yoksullaşmanın, geleceksizliğin derinleştiği, sermaye düzeninin baskı ve hukuksuzlukla toplumu teslim almaya çalıştığı bir kesitte gidiyoruz. Emperyalizme, sömürüye, emekçilerin tarihsel kazanımlarına göz diken sermaye düzenine karşı dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs&#8217;ta tüm bu karanlığın karşısında güçlü bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Her Şey Emeğin Olacak! <br>1 Mayıs&#8217;ta Taksim&#8217;e!</strong></p>



<p>2026 1 Mayıs&#8217;ına emperyalist saldırganlığın arttığı, yoksullaşmanın, geleceksizliğin derinleştiği, sermaye düzeninin baskı ve hukuksuzlukla toplumu teslim almaya çalıştığı bir kesitte gidiyoruz.</p>



<p>Emperyalizme, sömürüye, emekçilerin tarihsel kazanımlarına göz diken sermaye düzenine karşı dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs&#8217;ta tüm bu karanlığın karşısında güçlü bir duruşun ortaya konması gerekmektedir.</p>



<p>Birleşik Komünist Parti 2026 1 Mayıs&#8217;ında Taksim&#8217;de olacak emekçilerin, kadınların ve gençliğin insanca bir yaşam, eşitlikçi bir düzen mücadelesini yükseltecektir.</p>



<p><strong>BKP Merkez Komitesi<br>02.04.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7302</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek! Bijî Newroz! Yaşasın Newroz!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/halklar-kazanacak-emperyalistler-yenilecek-biji-newroz-yasasin-newroz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 11:04:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7296</guid>

					<description><![CDATA[Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek! Bijî Newroz! Yaşasın Newroz! Memleketimizde ve Ortadoğu’da Newroz, binlerce yıldır birçok halkın baharın gelişi olarak kutladığı bir bayram olmanın ötesine geçerek; zulme ve sömürüye karşı direnişin, eşitliğin ve özgürlük mücadelesinin günü olmuştur. Newroz’u mevsimsel bir geçiş olmaktan çıkaran, Kürt emekçilerinin zulme ve baskıya karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini Newroz ateşinde yükseltmesidir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Halklar Kazanacak, Emperyalistler Yenilecek!</strong></p>



<p><strong>Bijî Newroz! Yaşasın Newroz!</strong></p>



<p>Memleketimizde ve Ortadoğu’da Newroz, binlerce yıldır birçok halkın baharın gelişi olarak kutladığı bir bayram olmanın ötesine geçerek; zulme ve sömürüye karşı direnişin, eşitliğin ve özgürlük mücadelesinin günü olmuştur. Newroz’u mevsimsel bir geçiş olmaktan çıkaran, Kürt emekçilerinin zulme ve baskıya karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini Newroz ateşinde yükseltmesidir.</p>



<p>Bugün bölgemizde halklar, Newroz’u haydut ABD ve İsrail saldırıları altında karşılamaktadır. Ülkemizde sermaye sınıfı ve onun siyasi temsilcisi AKP iktidarı da bu saldırganlığa destek olmaktadır. Bölgede yaşayan halklar, ülkemizdeki Türk ve Kürt emekçiler; gerçek baharı getirmek, katliamlara ve sömürü düzenine son vermek için ayağa kalkmalıdır.</p>



<p>Emperyalizm bugün dizginlerinden boşalmış bir şekilde dünyaya saldırmakta, derinleşen krizini savaşla aşmaya çalışmaktadır. Ortadoğu’da bugün tanık olduğumuz tablo, bu saldırganlığın halkları köleleştirip esir alma çabasından başka bir şey değildir. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü vahşi soykırım ve Lübnan’da adım adım sürdürülen işgal, emperyalist barbarlığın en kanlı yüzüdür. Suriye’de cihatçı çetelerin iktidara taşınması, bölge halkları için özgürlük değil, ancak yeni bir kölelik ve orta çağ dayatması anlamına geldiğini açıkça göstermiştir. ABD ve İsrail’in haftalardır İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılar ve katliamlar da bu sürecin bir devamı olarak görülmelidir.</p>



<p>Bölgemizde yaşanan yıkımın gölgesinde, ülkemizin ve Ortadoğu’nun en önemli sorunlarından birisi olan Kürt sorunu, uzun bir süredir emperyalizmin müdahalesi altında yeni bir aşamaya geçmiştir. Bu sorun artık uluslararası bir başlık olarak, bütünüyle emperyalist aktörlerin kararlarının ve politikalarının belirleyiciliği altına girmektedir.</p>



<p>Kürt siyaseti, emperyalizmin bölgedeki müdahalelerinden doğacak boşluklara yerleşmeyi bir fırsat olarak görmüş; bunları karşısına almak yerine emperyalizmle bölgede siyasi, ekonomik ve askerî ittifaklar kurma yoluna gitmiştir. Irak’ta Barzani yönetimiyle başlayan bu süreç, günümüzde diğer Kürt siyasi aktörlerini de bu ittifakın bir parçası haline getirmiştir. Suriye’de yaşanan emperyalist dönüşümde PYD, ABD’nin vekil gücü konumuna gelmiş; cihatçıların iktidara taşınmasıyla birlikte ise ABD’nin çizdiği sınırlara geri dönmek zorunda kalmıştır.</p>



<p>İran’a dönük müdahalelerde ABD ve İsrail, Kürt yoksullarını ve emekçilerini kendi emperyalist saldırganlıklarına ve yarattıkları yıkıma ortak etmek istemektedir. Kürt halkının baskıya, zorbalığa ve halklar arasındaki eşitsizliğe karşı sürdürdüğü onurlu mücadeleyi, kendi egemenlik savaşlarının mezesi haline getirmeye çalışmaktadırlar. Eşitliğin ve özgürlüğün, ancak emperyalizme karşı verilecek kavgayla kazanılabileceği açıktır. Bugün bölgeyi kan gölüne çevirenler, halkların eşitlik ve özgürlük arayışını kendi egemenlik savaşlarında boğmaya çalışmaktadır.</p>



<p>Ülkemizin tarihsel bir gerçeği olan Kürt sorunu üzerinden, bölgedeki bu emperyalist dönüşümle bağlantılı olarak siyasi iktidar tarafından yeni bir süreç başlatılmıştır. Yıllardır Kürt siyasetçileri tutuklayan, belediyelere kayyum atayan, Kürt sorununu reddeden Cumhur İttifakı; bölgede yaşanan yıkımı gerekçe göstererek “iç cepheyi tahkim etmek” adına yeni bir manevra alanına yönelmiştir.</p>



<p>Gerici sermaye düzeni Kürt sorununu, vesayet rejimi tezlerine, dış güçler hamasetine, beka sorunu söylemlerine yaslanarak ele almakta; özünü ise gizlemektedir. AKP iktidarı Kürt sorununun varlığını dâhi kabul etmemekte, bu sorunu “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlamaktadır. Yeni başlayan süreç ABD ve İsrail’in bölgeyi şekillendirme planlarıyla çakışmaktadır. AKP iktidarı yıllardır sürdürdüğü baskı, zorbalık ve açılımlar ile Kürt siyasi hareketini sermaye düzenine eklemlemeye çalışmaktadır. Kürt siyasi hareketi, iktidarın ve düzenin niyet ve isteklerini bilerek yeni başlayan bu sürecin bir parçası olmuştur.</p>



<p>Kürt siyaseti; emperyalizmle kurduğu yapısal ilişkilerle ve iktidarla başlattığı çözüm süreciyle, kendi kaderini düzen içerisinde aramaktadır. Emperyalistlerle kurulan ilişkinin emekçi halkın çıkarına olmadığı, tarihsel ve güncel yıkımlarla açık bir şekilde ortadadır. Filistin, Lübnan, Suriye ve İran gibi ülkelerde emperyalist müdahalelerin ve saldırganlığın sonucu olarak yaşanan yıkımlar gözler önündedir. Bu düzen emekçilere sömürü, yoksulluk ve halklar arasında düşmanlıktan başka bir şey vadetmiyor.</p>



<p>Sermaye, emperyalizm ve gericilik ile mücadele edilmeden Kürt sorununda gerçek çözümün ortaya çıkmayacağı son derece açıktır.</p>



<p>Kürt emekçileri; ne AKP’nin emek düşmanı, gerici ve işbirlikçi rejimine, ne sermaye düzenine eklemlenmeye; ne de emperyalizmin çıkarlarına mahkûmdur. Yıllardır tüm baskıya, katliamlara rağmen Kürt emekçilerinin gerçek kurtuluşu; ucuz işgücü olarak kendisine ikinci sınıf vatandaşlığı reva gören sömürücülere karşı sınıf temelli bir mücadele hattı örmekten geçmektedir. Kürt emekçilerin yıllardır gasbedilen ulusal ve demokratik hakları, ancak sömürüsüz ve sınıfsız bir toplumsal düzen talebiyle birleştiğinde gerçek anlamını kazanacaktır. Dünya halklarını boyunduruk altına alan emperyalizme başkaldırmak, gerçek barışın ve özgürlüğün yegâne yoludur. Bunun için Türk, Kürt ve Arap bütün emekçilerin, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizme ve gericiliğe karşı ortak bir mücadele hattı kurması tarihsel bir zorunluluktur.</p>



<p>Kürt sorununda onurlu, eşit ve kalıcı çözümün yolu; istibdat rejimine karşı Türkiye’nin ilerici güçleriyle ortaklaşarak laik, kamucu, bağımsız ve sosyalist bir Cumhuriyet’i kurmaktan geçmektedir. Kürt emekçilerinin barış ve özgürlük arayışının somutlandığı Newroz ateşinin, bugün emekçilerin birliğine düşman olan emperyalizmi ve gericiliği sarması dışında başka bir seçenek bulunmamaktadır. Eşitlik ve özgürlük mücadelesinin karşılığı, ancak ve ancak bu sömürü düzenine karşı birlikte verilecek sosyalist cumhuriyet kavgası ile alınacaktır.</p>



<p>Baskıya, zulme ve esarete karşı direnişin adı olan Newroz; başta Türk ve Kürt emekçileri olmak üzere ülkemizdeki tüm halklar için kutlu olsun. Türk ve Kürt emekçileri yeni bir ülkede, sosyalist bir cumhuriyette eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacaktır!</p>



<p></p>



<p><strong>Yaşasın Halkların Kardeşliği!</strong></p>



<p><strong>Yaşasın Sosyalizm!</strong></p>



<p><strong>Bijî Newroz!</strong></p>



<p><strong>Yaşasın Newroz!</strong></p>



<p><strong>BKP Merkez Komitesi <br>21.03.2026</strong></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7296</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bu Karanlık Dağıtılacak, Halk Kazanacak!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/bu-karanlik-dagitilacak-halk-kazanacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 15:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7292</guid>

					<description><![CDATA[Bu Karanlık Dağıtılacak, Halk Kazanacak! AKP&#8217;nin siyasal ve toplumsal alana yönelen saldırılarından biri olan, seçme ve seçilme hakkının açıktan gasbı anlamına gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından başlayan büyük eylemliliklerin üzerinden bir yıl geçti. Sermaye düzeni, AKP iktidarı ile birlikte yıkıcı bir dönüşümü gerçekleştirmiş, bu dönüşüm işbirlikçiliği, sömürüyü, gericiliği daha fazla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu Karanlık Dağıtılacak, Halk Kazanacak!</p>



<p>AKP&#8217;nin siyasal ve toplumsal alana yönelen saldırılarından biri olan, seçme ve seçilme hakkının açıktan gasbı anlamına gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu&#8217;nun gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından başlayan büyük eylemliliklerin üzerinden bir yıl geçti.</p>



<p>Sermaye düzeni, AKP iktidarı ile birlikte yıkıcı bir dönüşümü gerçekleştirmiş, bu dönüşüm işbirlikçiliği, sömürüyü, gericiliği daha fazla pekiştirmiş, Türkiye&#8217;nin direnç noktaları baskı ve zor yoluyla sindirilmeye çalışılmıştır.</p>



<p>Toplumda düzene karşı biriken tepkinin kent meydanlarından üniversitelere, işyerlerinden liselere kadar tekrardan açığa çıktığı 19 Mart eylemlilikleri; emekçilerin, kadınların, gençliğin AKP tarafından teslim alınamayacağını, eşitlik ve özgürlüğe duyulan özlemi göstermesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.</p>



<p>Aradan geçen bir yılda AKP iktidarı, bir yandan düzen muhalefetini zayıflatmayı hedefleyen bir stratejiyi hayata geçirmiş, diğer yandan ise Ortadoğu&#8217;da gerçekleşen emperyalist müdahalenin parçası olup içeride &#8220;çözüm süreciyle&#8221; kendine meşruiyet zemini yaratmayı hedeflemiştir. Üniversitelere yönelik baskıyı artırmış, emekçilere sefalet ücretini reva görmüş, 19 Mart&#8217;ta başlayan iktidar karşıtı hareketin etkilerini hem &#8220;açılımlarla&#8221; hem de baskı ve zor yoluyla kırmayı hedeflemiştir.</p>



<p>Tüm bu tabloda CHP, Türkiye halkının AKP karşısındaki duruşunu ve mücadelesini seçim eksenine hapsetmenin arayışına girmiş, adaylık tartışmaları başta olmak üzere emekçilerin mücadelesini soğurmuştur. DEM Parti ise AKP ve MHP ile &#8220;çözüm süreci&#8221;ni başlatarak, meşruiyetini yitirmiş siyasi iktidara can suyu taşımıştır.</p>



<p>Türkiye&#8217;de emekçilerin, kadınların ve gençlerin kurtuluş mücadelesine yanıt veremeyen düzen içi arayışların Türkiye&#8217;de bağımsızlık, laiklik, eşitlik ve özgürlüğü hakim kılmak bir yana AKP&#8217;den en ufak hesap dahi soramayacağı ortadadır.</p>



<p>Türkiye, düzenin tüm güçleriyle NATO&#8217;culuğa, sermayeye, gericiliğe teslim edilmiştir.</p>



<p>Türkiye sosyalist hareketinin sıkışması, muhalefet çizgisinin ötesine geçemeyen bir ufuk sergilemesi, CHP ve DEM Parti&#8217;nin salınımlarına ve siyasal pozisyonuna göre şekillenen bir yaklaşıma hapsolması bugün toplumda sermayeye, gericiliğe ve emperyalist işbirlikçiliğe karşı biriken tepkinin de açığa çıkamamasına neden olmaktadır.</p>



<p>Birleşik Komünist Parti, tüm bu tablonun karşısında duran, insanca bir yaşam ve eşitlikçi bir düzenin özlemini duyan, memleketin sömürüye, gericiliğe, işbirlikçiliğe teslim edilmemesi gerektiğini düşünen tüm emekçileri, kadınları ve gençleri 19 Mart&#8217;ın birinci yılında sosyalizm mücadelesine güç vermeye, örgütlü mücadeleyi yükseltmeye çağırmaktadır.</p>



<p>Bu karanlığı emekçilerin örgütlü gücü, kadınların insanca yaşam mücadelesi, gençliğin gelecek mücadelesi dağıtacaktır.</p>



<p>Türkiye, AKP karanlığına da, emperyalizmin üslerine de, sermayenin yağmasına da teslim olmayacaktır.</p>



<p>Bu karanlık dağıtılacak, halk kazanacaktır.<br><br><strong>BKP Merkez Komitesi<br>18.03.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7292</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Yaşasın Sosyalizm!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/yasasin-8-mart-dunya-emekci-kadinlar-gunu-yasasin-sosyalizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:13:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7288</guid>

					<description><![CDATA[Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Yaşasın Sosyalizm! 8 Mart, emekçi kadınların sömürüye, gericiliğe ve eşitsizliğe karşı yürüttüğü mücadelenin simgesidir. Bugün dünyada kadınlar, emperyalizmin savaş politikalarının, sermaye düzeninin sömürüsünün ve gerici iktidarların saldırılarının ortak hedefi haline getirilmektedir. Savaşlar, ekonomik kuşatmalar ve krizler halkların yaşamını yıkıma sürüklerken, bunun en ağır sonuçları yine emekçi sınıfların ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Yaşasın Sosyalizm!</strong></p>



<p>8 Mart, emekçi kadınların sömürüye, gericiliğe ve eşitsizliğe karşı yürüttüğü mücadelenin simgesidir. Bugün dünyada kadınlar, emperyalizmin savaş politikalarının, sermaye düzeninin sömürüsünün ve gerici iktidarların saldırılarının ortak hedefi haline getirilmektedir. Savaşlar, ekonomik kuşatmalar ve krizler halkların yaşamını yıkıma sürüklerken, bunun en ağır sonuçları yine emekçi sınıfların ve kadınların omuzlarına yüklenmektedir. Bu bağlamda, 8 Mart’ın ortaya çıkışı bir tesadüf değildir.</p>



<p>İşçi kadınların ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere ve eşitsizliğe, emperyalist barbarlık altında zorlaşan yaşam koşullarına karşı yürüttüğü mücadeleler, sosyalist kadınların öncülüğünde uluslararası bir nitelik kazanmış; bütün dünyada emekçi kadınların uluslararası mücadele günü fikri kabul edilmiştir.</p>



<p>8 Mart’ın tarihsel mirası açıktır: Bu gün, kadınların kurtuluş mücadelesini emek mücadelesiyle ele alan, emperyalist barbarlığa, sömürüye, gericiliğe pabuç bırakmayan bir geleneğin ürünüdür.</p>



<p>Bugün dünyaya, özellikle bölgemize ve ülkemize baktığımızda bu mirasın neden hâlâ güncel olduğunu görmek zor değildir. Emperyalizm dünyanın her yerinde yıkımı büyütmektedir. ABD başta olmak üzere emperyalizmin saldırgan politikaları yalnızca askeri müdahalelerle değil, ekonomik kuşatma ve yaptırımlarla da halkları hedef almaktadır. Besledikleri cihatçı çeteler ve gerici iktidarlar ise en başta kadın düşmanlığı ile bilinmektedir.</p>



<p>Emperyalizm yalnızca ülkelerin egemenlik haklarını değil; emekçilerin, kadınların ve çocukların hayatını tehdit etmektedir. Suriye’de ve Afganistan’da iş başına gelen cihatçı hükümetler, İran’a dönük saldırılar ile bölgesel savaş politikaları dünyada karanlığı daha da büyütürken; Küba’ya yönelik on yıllardır süren ambargo, Venezuela’nın egemenlik haklarına dönük müdahaleler halklar için yaratılmak istenen yıkımın somut örnekleridir.</p>



<p>Savaşlar, ekonomik krizler ve yoksulluk en ağır sonuçlarını emekçi sınıflar, kadınlar ve çocuklar üzerinde göstermektedir. Bu nedenle kadınların mücadelesinin başarıya ulaşabilmesi için gericiliğe ve onu her gün yeniden üreten sermaye düzenine karşı mücadele yükseltilmelidir.</p>



<p>Dünyada yaşanan bu gelişmeler Türkiye’deki tabloyla da doğrudan bağlantılıdır. AKP iktidarı uzun yıllardır kadınların kazanılmış haklarını hedef alan politikalar yürütmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, 6284 sayılı yasanın tartışmaya açılması ve Medeni Kanun’un kazanımlarını aşındırmaya yönelik girişimler bu saldırıların açık göstergeleridir. Kadınların yalnızca kazanılmış hakları değil, doğrudan yaşam hakları yeni yargı düzenlemeleriyle hedef tahtasındadır.</p>



<p>&nbsp;2025 yılında 569 kadın öldürülmüş, 287 kadının ölümü ise kayıtlara &#8220;şüpheli&#8221; olarak geçmiştir. Kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığı ülkemizde, kadınları koruyan yasaların uygulanmadığını, faillere iyi hal indirimleri, pişmanlık indirimleri hatta tahrik indirimleri uygulandığını; kısacası katillerin açıkça korunduğunu çok iyi biliyoruz.</p>



<p>Bugün iktidarın aile ve nüfus politikaları, kadınların özgürlüğünü değil, sermayenin ihtiyaçlarını gözetmektedir. “Aileyi güçlendirme” söylemiyle sunulan bu politikalar; kadınları toplumsal yaşamdan geri çekmeyi, ucuz ve güvencesiz emek rezervi olarak tutmayı ve kadın emeğini aile içinde daha fazla görünmez hale getirmeyi amaçlamaktadır.</p>



<p>Ülkemizde emekçi kadınlar iki kat sömürüye maruz kalıyor. Esnek ve güvencesiz çalışma, kadın emeğine saldırının en temel göstergesidir. Yarı zamanlı ve güvencesiz çalışma şekilleri; zaten emeği yok sayılan kadınları yalnızca ev içi yaşama, ev içi görünmez emeğe mahkûm bırakıyor. TÜİK verilerine göre kadınlarda ev işleriyle meşguliyetin iş gücüne dâhil olmama nedenleri arasındaki payı %42,9 olarak açıklanmıştı. Bu veriler kadınların ‘anne-eş’ kategorisinde değerlendirilmesine; dolayısıyla da kadının rolünün ev yaşamı içinde sınırlandırılmasına neden oluyor.</p>



<p>Kadınların özgürlüğü aile merkezli gerici politikalarla değil; eşit yurttaşlık, laiklik ve toplumsal eşitlik temelinde kurulabilir. Bu nedenle kadınların mücadelesi bir haklar mücadelesi olmanın ötesinde, gericiliğe ve sermaye düzenine karşı verilen bir mücadeledir.</p>



<p>Tam da bu nedenle Türkiye’de kadın mücadelesi ile işçi sınıfının bağımsız siyasal hattının birleşmesi büyük önem taşımaktadır. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi, emekçilerin sömürüye karşı mücadelesinden ayrı düşünülemez. Aynı şekilde kadınların toplumsal eşitlik taleplerini içermeyen gerçek bir toplumsal dönüşüm de yaratılamaz.</p>



<p>Bugün ihtiyaç duyulan şey, kadınların mücadelesini düzen siyasetinin dar sınırlarına hapsetmek değil; onu emekçilerin eşitlik, bağımsızlık ve laiklik mücadelesiyle buluşturan bağımsız bir siyasal hattı güçlendirmektir.</p>



<p>8 Mart’ın tarihsel mirası bize bunu hatırlatmaktadır. Bu miras, kadınların haklarının mücadeleyle kazanıldığını ve ancak mücadeleyle korunabileceğini göstermektedir.</p>



<p>Bugün görevimiz bu birikimi büyütmek ve kadınların özgürlük mücadelesini emekçi sınıfların kurtuluş mücadelesiyle birlikte ileri taşımaktır.</p>



<p>Gericiliğe, sömürüye ve emperyalist barbarlığa karşı;<br>kadınların eşit ve özgür olduğu bir ülke ve dünya için;<br>insanca bir yaşam için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.</p>



<p>Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!<br>Yaşasın Sosyalizm!</p>



<p><strong>Birleşik Komünist Parti Merkez Komitesi</strong><br><strong>08.03.2026</strong></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7288</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İran Halkı Kazanacak! Emperyalizm ve Siyonizm Kaybedecek!</title>
		<link>https://bkp.org.tr/iran-halki-kazanacak-emperyalizm-ve-siyonizm-kaybedecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 10:25:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bkp.org.tr/?p=7283</guid>

					<description><![CDATA[İran Halkı Kazanacak!Emperyalizm ve Siyonizm Kaybedecek! Soykırımcı İsrail ve destekçisi haydut ABD bu sabah İran’a yönelik yeni bir saldırı başlattı. Bu saldırı Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalist planların son halkasıdır. Bu saldırı sadece İran’ı değil; Filistin&#8217;den ülkemize, bütün bölge halklarını hedef almakta ve tehdit etmektedir. Bölgemizde emperyalizm, siyonizm ve onların beslediği işbirlikçi çeteler yenilmeden hiçbir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İran Halkı Kazanacak!<br>Emperyalizm ve Siyonizm Kaybedecek!</strong></p>



<p>Soykırımcı İsrail ve destekçisi haydut ABD bu sabah İran’a yönelik yeni bir saldırı başlattı. Bu saldırı Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalist planların son halkasıdır. Bu saldırı sadece İran’ı değil; Filistin&#8217;den ülkemize, bütün bölge halklarını hedef almakta ve tehdit etmektedir.</p>



<p>Bölgemizde emperyalizm, siyonizm ve onların beslediği işbirlikçi çeteler yenilmeden hiçbir halk için kurtuluş yoktur.<br><br>Gelinen noktada ülkemizin bu kanlı saldırıların ve bölgesel operasyonların üssü olarak kullanılmasına izin verilmemelidir. Başta İncirlik ve Kürecik olmak üzere ülkemizdeki tüm ABD ve NATO üsleri bir an önce kapatılmalı, topraklarımızda ABD ve İsrail’e destek derhal sonlandırılmalıdır.</p>



<p>Ortadoğu’nun ve İran’ın kaderini emperyalistler, siyonistler değil, halkların onurlu mücadelesi belirleyecektir.</p>



<p><strong>İran halkı kazanacak, emperyalizm ve işbirlikçileri kaybedecek!</strong></p>



<p><strong>Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun siyonizm!</strong></p>



<p><strong>BKP Merkez Komitesi<br>28.02.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7283</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
